DEM Parti milletvekilleri, Ocak 2026’daki Rojava protestoları gerekçe gösterilerek tutuklanan çocuklara yönelik hak ihlallerinin araştırılması için Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvurdu. Dilekçede çıplak arama, darp, saç kesme, avukatsız ifade alma gibi ihlaller sıralandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Dem parti milletvekilleri Ayşegül Doğan, Beritan Güneş, Burcugül Çubuk, İbrahim Akın, Mehmet Zeki İrmez, Newroz Uysal, Ömer Faruk Hülakü ve Serhat Eren Rojava protestoları sırasında gözaltına alınıp tutuklanan çocuklara yönelik uygulamaların araştırılması talebiyle Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvurdu. Başvuru, Komisyon bünyesindeki Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu ile Çocuk hakları Alt Komisyonu’na iletildi.
Dilekçede, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca çocuklar bakımından özgürlükten yoksun bırakmanın “son çare” olması gerektiği hatırlatılarak, uygulamada bu ilkenin sistematik biçimde ihlal edildiği vurgulandı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2 Şubat 2026 itibariyle en az 4 bin 505 çocuğun hapishanelerde tutulduğuna dikkat çekildi.
99 çocuk gözaltında, 25’i tutuklu
Ocak 2026 protestoları gerekçe gösterilerek en az 99 çocuğun gözaltına alındığı, 25 çocuğun ise tutuklandığı belirtilen dilekçede, ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlar nedeniyle çocuklar hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla soruşturmalar açıldığı kaydedildi.
İzmir de tutuklanan 16 yaşındaki bir çocuğun, sosyal medya hesabından paylaştığı “saç örme” videosu, bir fotoğraf ve bir şarkı gerekçe gösterilerek tutuklandığı aktarıldı. Çocuğun İzmir Çocuk ve Gençlik Hapishanesi’ne götürüldüğü, burada çıplak aramaya maruz bırakıldığı ve aynı koğuşta kaldığı çocuklar tarafından darp edildiği ifade edildi.
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un ziyareti sırasında edinilen bilgilere göre, çocuğun başının duvara vurulduğu ve fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtildi. Dilekçede, “Devlet koruması altında olması gereken bir kurumda çocukların bu denli ağır hak ihlallerine maruz bırakılması, koruma yükümlülüğünün terk edildiğinin göstergesidir” denildi.
Çocukların, ev baskınından itibaren 24 saat avukat görüş yasağıyla karşılaştıkları; dört gün süren gözaltı boyunca fiziksel şiddete maruz bırakıldıkları; çocuk savcısı ve sosyal çalışmacı olmaksızın kolluk işlemlerinin yürütüldüğü; ifadelerinin yönlendirilmeye çalışıldığı ve baskıyla evrak imzalatıldığı belirtildi.
Hatay’daki hapishaneye sevk sırasında bazı çocukların hijyenik olmayan ve sigara içilen ring aracında kelepçeli şekilde taşındığı aktarıldı.
Hapishaneye girişte çocukların çıplak aramaya zorlandıkları, “in-kalk” yaptırılarak aşağılandıkları, küfür ve hakarete maruz kaldıkları; saçlarının rızaları dışında kesildiği; ailelerinin getirdiği kıyafetlerin verilmediği; temel ihtiyaçlara erişimlerinin engellendiği dile getirildi. ACEP sistemi üzerinden aileleriyle görüntülü görüşme yapan üç çocuk hakkında tutanak tutulduğu da kaydedildi.