Bolu Belediyesi’ne yönelik irtikap soruşturması kapsamında yargılanan, görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası verildi. Özcan ile birlikte Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız da aynı cezaya çarptırıldı. Mahkeme, Özcan ve Can hakkında 4 yıl siyasi yasak kararı verirken, davada 8 sanığa çeşitli suçlardan hapis cezası verildi, 11 sanık ise beraat etti.
Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan davada, aralarında Tanju Özcan’ın da bulunduğu 19 sanık hakkında karar açıklandı. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın karar duruşması, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin duruşma salonuna dönüştürülen spor salonunda yapıldı.
Tutuklu sanık Tanju Özcan ile belediye başkan yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuklu sanıklar Ali Sarıyıldız ve Mustafa Altındal ile diğer sanıklar, müştekiler ve avukatlar ise salonda hazır bulundu.
Gün boyunca devam eden duruşmada sanıklar ve avukatları, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarını yaptı. Sanıklara son sözlerinin sorulmasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Tanju Özcan’a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası
Mahkeme heyeti, Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız’ı “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap” suçundan ayrı ayrı 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.
Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri de siyasi haklara ilişkin hükümler oldu. Tanju Özcan ve Süleyman Can hakkında 4’er yıl siyasi yasak uygulanmasına karar verildi. Ali Sarıyıldız’ın ise 4 yıl boyunca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması hükme bağlandı.
Mahkeme, söz konusu üç sanığın tutukluluk hâllerinin devamına da karar verdi.
Böylece davanın en önemli başlıklarından biri olan irtikap suçlaması bakımından üç sanık hakkında aynı süreli hapis cezası verilmiş oldu.
İddianamede yüzlerce yıla varan hapis cezaları istenmişti
Davanın başlangıcında sanıklar hakkında istenen cezalar oldukça yüksek oranlara ulaşmıştı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Tanju Özcan hakkında, farklı mağdurlara yönelik olduğu öne sürülen eylemler nedeniyle birden fazla suçlama yöneltilmişti. Özcan’ın 6 kez icbar suretiyle irtikap, 3 kez irtikaba teşebbüs, 34 kez nitelikli dolandırıcılık ve 1 kez rüşvet suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istenirken, BOLSEV yöneticisi Ali Sarıyıldız için de 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.
Savcılığın iddianamede istediği cezalar, mahkemenin verdiği cezalarla aynı anlama gelmiyor. İddianame ve mütalaa, savcılığın değerlendirmesini ve talebini ortaya koyarken hüküm, mahkemenin yargılama sonunda verdiği kararı ifade ediyor.
Karar duruşmasında açıklanan hükümler, dosyada yer alan her suçlama bakımından ayrı ayrı değerlendirildi.
Savcılık mütalaasında Özcan için 217 yıla kadar hapis talep edilmişti
Davanın önceki duruşmalarından birinde Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. DHA’nın aktardığı bilgilere göre mütalaada, Tanju Özcan hakkında 32 mağdura yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlaması bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması da değerlendirilmişti.
Özcan için zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap, icbar suretiyle irtikap, irtikaba teşebbüs ve rüşvet alma suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
Diğer sanıklar hakkında da dosyadaki eylem ve suçlamalara göre değişen oranlarda hapis cezaları istenmişti.
Ancak karar aşamasında mahkeme, her suçlama bakımından ayrı hüküm kurdu. Bu nedenle Özcan hakkında irtikap suçundan verilen hapis cezasıyla nitelikli dolandırıcılık suçlamasına ilişkin kararın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Nitelikli dolandırıcılık suçlamasında farklı karar
Mahkemenin açıkladığı kararda, Tanju Özcan ve Ali Sarıyıldız hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlaması kapsamında da hükümler kuruldu.
Anadolu Ajansının aktardığına göre mahkeme, bu suç bakımından etkin pişmanlık hükümlerini uygulayarak her mağdur yönünden ayrı ayrı 1 yıl 15 gün ile 1 yıl 8 ay arasında değişen hapis cezaları ve adli para cezaları verdi.
Ali Sarıyıldız hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, Tanju Özcan’a verilen bu kapsamdaki cezaların ertelenmesine hükmedildi. Mahkeme, her iki sanığın da bu suçtan tahliyesine karar verdi.
Özcan ve Sarıyıldız hakkında ayrıca 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun’a muhalefet ve rüşvet suçlamaları yönünden, suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.
Bu hükümler, Özcan hakkında irtikap suçundan verilen 7 yıl 3 ay 15 günlük hapis cezasından ayrı suçlamalara ilişkindir. Dolayısıyla davada bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş olması, diğer suçlamaların tamamında da mahkûmiyet kararı verildiği anlamına gelmiyor.
Hakan Yılmaz’a 5 yıl 10 ay hapis cezası
Mahkeme heyetinin ceza verdiği sanıklar arasında Bolu Belediyesi Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz da yer aldı.
Yılmaz, irtikap suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında ayrıca 3 yıl boyunca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kararı verildi.
Mahkeme, Yılmaz için “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına da hükmetti. Bu karar, sanık hakkında verilen hapis cezasının yanı sıra konutta kalmaya yönelik bir tedbir uygulanmasını öngörüyor.
Naim Ayhan’a rüşvet suçundan ceza
Davanın sanıklarından belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan hakkında da hüküm açıklandı.
Mahkeme, Ayhan’ı rüşvet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca 3 yıl boyunca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verdi.
Dosyada rüşvet suçlaması bakımından verilen bu hüküm, Tanju Özcan ve Ali Sarıyıldız hakkında aynı suç yönünden verilen beraat kararından farklı oldu. Her sanığın hukuki durumu ve dosyadaki eylemleri ayrı ayrı değerlendirildi.
Mustafa Altındal’a 2 yıl 11 ay hapis, tahliye kararı
Davanın tutuklu sanıklarından Mustafa Altındal hakkında da karar verildi.
Mahkeme, Altındal’ı “nüfuz ticareti” suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırdı ve hükümle birlikte tahliyesine karar verdi.
Altındal’ın icbar suretiyle irtikap suçlamasından ise beraatine hükmedildi.
Altındal, duruşmadaki savunmasında bir ruhsat sorunu yaşayan esnafın belediye başkanıyla görüşmesine yardımcı olduğunu, ancak herhangi bir rüşvet görüşmesine aracılık etmediğini ve para konuşmadığını ileri sürmüştü. Mahkeme, sanık hakkındaki farklı suçlamalar bakımından ayrı hükümler kurdu.
Cihan Tutal ve Adem Beraber hakkındaki hükümler
Karar duruşmasında Belediye Meclisi Üyesi Cihan Tutal hakkında da hüküm açıklandı.
Mahkeme, Tutal’ı ruhsat olayı kapsamında yalan tanıklık suçundan 2 yıl 1 ay, suçluyu kayırma suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Suçluyu kayırma suçundan verilen ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
Sanık Adem Beraber hakkında da suçluyu kayırma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, bu sanık yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Böylece dava dosyasında yalnızca irtikap ve rüşvet iddiaları değil, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma suçlamaları da karar kapsamında değerlendirildi.
19 sanıklı davada 8 mahkûmiyet, 11 beraat
Mahkemenin açıkladığı genel sonuca göre davada 8 sanık çeşitli suçlardan hapis cezasına çarptırılırken, 11 sanık hakkında beraat kararı verildi.
Ancak mahkûmiyet kararlarının tamamı aynı suça ilişkin değil. Sanıklar hakkında irtikap, rüşvet, nüfuz ticareti, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma gibi farklı suçlamalar bakımından ayrı hükümler kuruldu.
Bazı sanıklar hakkında bir suçtan ceza verilirken başka bir suçtan beraat kararı verilmesi de davanın sonuçları arasında yer aldı. Bu nedenle dosyanın sonucu değerlendirilirken her sanık hakkındaki hükmün ve hangi suçlamaya ilişkin olduğunun dikkate alınması gerekiyor.
Tanju Özcan son sözünde ne söyledi?
Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tanju Özcan, yargılamanın siyasi amaç taşıdığını ileri sürdü.
Özcan, belediyeye yönelik operasyonların kendisini siyasi olarak etkisizleştirmek amacıyla yapıldığını savunarak dosyada suç ve suçlu bulunmadığını iddia etti. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna atıfta bulunan Özcan, raporun kendisini ve diğer sanıkları akladığını öne sürdü.
Özcan, mahkeme heyetine seslenerek vicdanlarını rahatsız edecek bir karar vermemelerini istedi. Salonda bulunan oğluna da seslenen Özcan, kendisinin ve ailesinin haram lokmayla ilişkilendirilemeyeceğini savundu.
Özcan’ın bu sözleri, sanığın kendi savunması ve değerlendirmesidir. Mahkeme ise duruşmanın ardından dosyadaki suçlamalara ilişkin kararını açıkladı.

Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız savunmalarında ne dedi?
Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden uzaklaştırılan Süleyman Can, savunmasında belediyede uzun yıllar çalıştığını ve Bolu’ya hizmet etmek amacıyla siyasete girdiğini belirtti.
Can, market yetkilileriyle görüşmeler yaptığını kabul etmekle birlikte, bu görüşmelerde reklam veya bağış konusunda kimseye baskı uygulamadığını savundu. Tanju Özcan’dan talimat almadığını ve zabıta birimine talimat vermediğini de öne sürdü.
Ali Sarıyıldız ise kamu görevlisi olmadığı için icbar suretiyle irtikap suçunu işleyemeyeceğini savundu. Marketlerle ilgili toplantıya katılmadığını, belediye ile firmalar arasındaki reklam sözleşmelerinin imzalanması sürecinde aracılık yaptığını ileri sürdü.
Sarıyıldız, ruhsat olayı kapsamında müşteki N.G.’den aldığı parayı Süleyman Can’a teslim ettiğini iddia ederken, diğer iddialarla ilgili olarak mali hesaplama ve sözleşme hazırlama işlemleri yaptığını söyledi.
Mustafa Altındal da savunmasında herhangi bir rüşvet görüşmesine katılmadığını ve rüşvete aracılık etmediğini belirterek beraatini talep etti.
Mahkeme, sanıkların savunmalarını ve dosyadaki delilleri değerlendirdikten sonra hükümlerini açıkladı.
Soruşturma nasıl başlamıştı?
Bolu Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında 28 Şubat sonrasında farklı tarihlerde operasyonlar düzenlenmişti. Soruşturma sürecinde Tanju Özcan, belediye başkan yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV yöneticileri Ali Sarıyıldız ve Aydan Özdemir, Belediye Meclisi Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal gibi isimler hakkında işlem yapılmıştı.
Dava sürecinde bazı sanıklar tahliye edilmiş, bazıları ise tutuklu yargılanmaya devam etmişti. İddianamede belediye gelirleri, reklam ve bağış görüşmeleri, iş yerlerine uygulanan cezalar, ruhsat işlemleri ve kurban bağışı organizasyonuna ilişkin çeşitli iddialar yer almıştı.
Soruşturmanın merkezinde, bazı iş yerleri ve kişiler üzerinde baskı kurularak belediye veya bağlantılı kuruluşlar lehine haksız menfaat sağlandığı iddiası bulunuyordu. Sanıkların bir bölümü bu iddiaları reddederek işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunmuştu.
Mahkemenin 20 Ekim 2026 tarihinde açıkladığı karar, dosyadaki farklı suçlamalar bakımından verilen hükümleri ortaya koydu.
Karar sonrası süreç nasıl ilerleyecek?
Mahkemenin açıkladığı hükümler, sanıklar bakımından önemli hukuki sonuçlar doğuruyor. Bununla birlikte kararın kesinleşme durumu, olası kanun yolu başvuruları ve üst mahkemelerin yapacağı incelemeler ayrıca değerlendirilmesi gereken konular.
Tanju Özcan hakkında irtikap suçundan verilen hapis cezası ve siyasi yasak kararı, davanın siyasi ve hukuki sonuçları bakımından öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Öte yandan bazı suçlamalardan beraat kararları verilmesi ve bazı sanıkların tahliye edilmesi, dosyanın bütününün tek bir hüküm üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.
Bolu Belediyesi davasında açıklanan kararın ardından gözler, tarafların karara karşı atacağı hukuki adımlara ve yargılama sürecinin bundan sonraki aşamalarına çevrildi.