BERLİN – Almanya’da kamuoyunun “Ölüm Doktoru” olarak tanıdığı palyatif bakım uzmanı Johannes M. hakkında yürütülen soruşturma, ülke tarihinin en büyük seri cinayet dosyalarından birine dönüşüyor. Berlin Eyalet Mahkemesi’nin 8 Temmuz 2026 tarihinde 41 yaşındaki doktoru 15 hastayı öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırmasının ardından savcılık, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını ve gerçek bilanço konusunda ciddi şüpheler bulunduğunu açıkladı.
Mahkeme, Johannes M. hakkında ömür boyu hapis, suçun özel ağırlığı (besondere Schwere der Schuld) kararı, güvenlik gözetimi (Sicherungsverwahrung) ve ömür boyu meslekten men hükümlerini birlikte uyguladı. Alman hukukunda bu karar, sanığın şartlı tahliyeden yararlanmasını son derece güçleştiriyor.
Savcılık: “Bu sadece buzdağının görünen kısmı”
Alman basınında yer alan bilgilere göre Berlin Savcılığı, Johannes M.’nin tedavi ettiği 396 hastanın dosyasını yeniden incelemeye aldı. Bunların içinde 76 şüpheli ölüm hakkında ayrı soruşturma yürütülüyor.
Yetkililer, yeni dosyaların doğrulanması halinde Johannes M.’nin, 2019 yılında 85 hastayı öldürdüğü kesinleşen eski hemşire Niels Högel’i geride bırakarak Almanya tarihinin en fazla can alan seri katili olabileceğini değerlendiriyor.
Hastalarını evlerinde öldürdüğü iddiası
İddianameye göre Johannes M., evlerinde palyatif bakım hizmeti verdiği ağır hastalara, güçlü bir anestezik ile kas gevşetici ilaç karışımı enjekte ederek solunumlarını durdurdu. Bazı olaylarda ise cinayetleri gizlemek amacıyla kurbanlarının evlerini ateşe verdiği öne sürüldü.
Mahkeme Başkanı Sylvia Busch, sanığın “acılarını dindirmek istedim” savunmasını kabul etmedi.
Kararda, doktorun hastalarının kendisine duyduğu güveni kötüye kullandığı ve kendisini “yaşam ile ölüm üzerinde karar verme yetkisine sahip biri” olarak gördüğü vurgulandı.
Davanın simgesi haline gelen 25 yaşındaki hasta
Davada en çok konuşulan kurbanlardan biri 25 yaşındaki kanser hastası Kadiatou D. oldu.
Ailesi, genç kadının tedavisi için Gine’deki tüm mal varlığını satarak Almanya’ya taşınmıştı. Savcılığa göre Johannes M., ev ziyareti sırasında genç kadına ölümcül ilaç karışımını enjekte etti. Saatler sonra annesi kızını ölü bulurken, doktor olay yerine dönerek ölüm belgesini “doğal ölüm” olarak düzenledi.
Annenin olaydan yalnızca birkaç gün sonra doktora gönderdiği, “İyi günler doktor katil, nasılsınız?” mesajı daha sonra soruşturmanın en dikkat çeken delillerinden biri haline geldi. 2024 yılında mezarın açılmasıyla yapılan adli incelemelerde, genç kadının vücudunda nefes almayı durduran ilaç kalıntıları tespit edildi.
Yangınlar soruşturmayı başlattı
Dosyanın açılmasına neden olan gelişme ise peş peşe yaşanan ev yangınları oldu.
İlk etapta bazı ölümler intihar veya kaza olarak değerlendirilirken, adli tıp raporları yangın sırasında hayatta olunması halinde görülmesi gereken karbonmonoksit değerlerinin bulunmadığını ortaya koydu.
Bu bulgu üzerine Berlin Kriminal Polisi özel bir cinayet ekibi kurdu. Polis ekipleri doktorun telefon kayıtlarını, akıllı saat verilerini, ilaç kullanım kayıtlarını ve hasta dosyalarını karşılaştırdı. Çok sayıda mezar yeniden açılarak adli inceleme gerçekleştirildi.
Sessizliğini bozdu, 12 cinayeti kabul etti
Yaklaşık bir yıl boyunca mahkemede konuşmayan Johannes M., 25 Haziran 2026’daki duruşmada sessizliğini bozarak kendisine yöneltilen 15 cinayet suçlamasının 12’sini kabul etti.
Mahkemeye sunduğu açıklamada zamanla hastaları adına yaşam ve ölüm kararı verme hakkını kendisinde gördüğünü belirten sanık, yaptıklarından dolayı pişman olduğunu ifade etti. Ancak mahkeme, bu açıklamanın cezayı hafifletmeye yeterli olmadığı kanaatine vardı.
Yeni dava yolda
Berlin Savcılığı’nın 76 şüpheli ölüm dosyası üzerindeki incelemesi sürüyor. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Johannes M. hakkında ikinci ve çok daha kapsamlı bir iddianamenin hazırlanması bekleniyor.
Alman yargı makamları, mevcut kararın soruşturmanın sonu değil, yalnızca ilk aşaması olduğunu belirtiyor. Eğer yeni iddialar kanıtlanırsa, Johannes M. yalnızca Almanya’nın değil, modern Avrupa tarihinin en ölümcül sağlık çalışanlarından biri olarak kayıtlara geçebilir.