Birol Yıldız Hatipoğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. NEDEN VARSINIZ?   

NEDEN VARSINIZ?   

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
        Hiç bir işlevi, hiç bir etki alanı, hiç bir sosyal, kültürel, ekonomik ve sosyolojik, sosyoekonomik aktivitesi olmadığı halde, tabelada bir isimden ve yöneticilerine verilmiş bir payeden öteye gitmeyen, adına STK dedikleri oluşumların yapması gerekenler ve yapmaması gerekenler üzerine durup düşünülmeli.
          Konfederasyonlar, Federasyonlar, Dernekler, Platformlar, Yöre, Bölge, İl, İlçe, Köy dernekleri derken, neredeyse Sülale ve Aile dernekleri, Mahalle dernekleri de kurulacak.
Bunun yanı sıra, Sendikalar, Meslek Odaları, adını saymadığım bütün tüzel kişiliğe haiz oluşumlar, adının büyüklüğü yada kelle sayısının çokluğu değil, Yüklendiği misyonu ve ortaya koyduğu vizyonu önemlidir. “Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz”
Konuşurken herkes çok güzel konuşuyor. Hayranlıkla dinliyorsunuz ama sadece bu kadar, malesef sıra icraata gelince etrafta kimseler yok. Nasrettin Hocanın fil hikayesi gibi.
Sivil toplum kuruluşları, belirli bir amaç doğrultusunda kurulan, bir şeyi gerçekleştirmek için çalışan, desteklemek veya daha ileri bir seviyeye taşımak için çaba ve emek sarf eden kuruluşlardır.
Sosyal refahı iyileştirmeyi, bunun için ihtiyaç duyduğu toplumsal dinamikleri harekete geçirmeyi,  kâr amacı gütmeden, makam ve mevki kaygısı yaşamadan, tamamen sorumluluğunun gereğini yerine getirmek için göreve talip olan  kuruluşlardır.
Devletin resmi kurumlarından bağımsız olarak çalışan, hiç bir siyasi oluşumun ve ideolojik düşüncenin tarafı ve yandaşı olmadan, sosyal, kültürel, çevresel ve benzeri amaçları kapsamında, halkın bir araya gelerek gönüllülük esasıyla çalıştıkları, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” ilkesiyle kurulan, yasal olarak devlet tarafından denetlenen yapılanmalardır.
  Tanım olarak Avrupa’da “Nongovernmental Organizations”, Amerika’da “Non-profit Sector”, Türkiye’de ise “Sivil Toplum Kuruluşları” olarak adlandırılmaktadır.
 STK ların Genel Olarak Görevleri Nelerdir?
–Kuruluş amaçları doğrultusunda ve belirledikleri konular üzerine çalışırlar,
–Siyasi otoritenin ulaşamadığı, gözardı ettiği yada amiyane tabirle dikkate almadığı konularda yasalar çerçevesinde uyarıcı rol üstlenirler.
-Sosyal refahı iyileştirmek için ihtiyaç hasıl olan noktalarda,  ihtiyacı olanlara yardımcı olurlar,
–Ülkede veya dünyanın neresinde olusa olsun, haksızlığa uğrayan veya müdahale edilmezse haksızlığa uğrayacak insanların haklarını savunmak üzere gerekli olan aktif mekanizmayı oluştururlar.
–Olumsuz alışkanlıkların önüne geçerek, toplumu ve gençliği bilinçlendirmek suretiyle insanların suç işlemesine engel olurlar, Bunun için gerekli olan, toplantı, seminer, panel gibi söyleşileri uzmanlar eşliğinde hayata geçirirler.
–Herhangi bir konuyla ilgili giderilemeyen sorunları kamuoyuna duyurarak, sorunların daha iyi ifade edilmesini sağlarlar. Bunun için gerekirse, görsel ve yazılı basını aktif olarak kullanırlar.
–Sosyal ve toplumsal konularda bireyleri bilinçlendirerek zararlı olan etkenleri ortadan kaldırmak için mücadele ederler,
–Toplumsal çıkarları, insan hak ve özgürlüklerini, fikir ve düşünce iradesini korumak amacıyla çalışmalar yaparlar. Var ise bunun önündeki engellerin bertaraf edilmesi için çaba sarfederler.
Sivil toplum kuruluşları, dernek, vakıf, sendika ve oda adı altında faaliyet gösteren, toplumun oluşturduğu ve toplum yararına çalışan kuruluşlardır.
Sivil toplum kuruluşlarının en önemli özelliklerinden; birincisi hükümetlerden, kamu kurumlarından ve siyasi partilerden bağımsız olarak çalışabilmeleri,
İkincisi; tamamen toplumsal düzen ve sosyal refah için çalışmaları dolayısıyla kâr amacı gütmemeleridir.
SORUYORUM
–Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik çöküşün halka daha az yansıması, ve siyasi buhranın daha az hasarla çözümü noktasında eylem planınız var mı?
–Bir bilgiyi, yada bir delili bile isteye saklamak suç değil midir?
Zamanı geldiğinde aleyhte kullanmak üzere bir silah gibi muhaza etmek, bunun üzerinden söylem ve eylem geliştirmek suç değil midir? Bunları protesto etmeyi düşünüyor musunuz.
–TBMM Milletin Meclisidir. Buradaki irade 85 milyonun iradesidir. Bu iradeyi temsil yetkisini elinde bulunduranların birbirlerine saldırmalarını, hakaret etmelerini, küfür ve çirkin ithamlarda bulunmalarını ve hatta yumruk ve tekmelerle darp etmelerini eleştiren bir deklerasyon yayınlamayı düşünüyor musunuz?
–Seçilmiş olduğu partiden ayrılıp başka bir partiye geçen seçilmişlerin, Oylarını aldığı kitleye, oy namustur şiarı ile, namusunu emanet edenlere ihanet ettiklerini düşünmüyor musunuz? Düşünüyorsanız bu uygulamanın, değiştirilmesi için bir çabanız var mı?
–Mevzu kendi temsil ettiğiniz meslek grubu olduğunda gösterdiğiniz tepkiyi, başka bir meslek grubuna yapılan haksızlığa karşıda “Birlikten kuvvet doğar” şiarıyla neden göstermiyorsunuz?
–Yanan ormanlar, ölen hayvanlar, talan edilen meralar, bozulan ekolojik denge, eğitim adı altında eğitimsizlik, sağlık sorunları, güvenlik sorunları, dayanılmaz bir enflasyon, açlık sınırı altındaki milyonlar sizi ilgilendirmiyor mu?
O kadar çok soru ve O kadar çok sorun var ki!
O zaman ben size birisini  sorayım!
NEDEN VARSINIZ?
Şair ve Yazar Birol Yıldız Hatipoğlu Yazdı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!