Sokakta başıboş yaşayan hayvanlar bazen ister istemez karınları aç olduğu için insanlara saldırabiliyorlar. Elbette hayvanlar da tıpkı insanlar gibi kendilerini insanların uyguladıkları işkenceye, doğada daha güçlü hayvanlara karşı koyma içgüdüsüne sahip. Ancak sokak hayvanları bir barınağa kapatılıp dört duvar arasında aç susuz öyleyece ölmeyi beklemeye mahkum ediliyorlar. Peki hayvanlara yapılan bu zulüm insanlıkla ne kadar bağdaşıyor? Sözümü uzatmadan sizlerin de merak ettiği soruyu ben sormak istiyorum.
Sevgili yetkili merciler;
Sokak hayvanlarını toplayıp ya imha ediyor ya da dört duvar arasına kapatıp aç susuz ölüme terkediyorsunuz. Sormak gerekir, sizler görev bellediğiniz bu insanlık dışı çözüm yolunu uygulamakta beis görmezken sokaklardaki vahşi ve tehlikeli insanlar suç işlediklerinde neden hak ettikleri cezayı bulamıyorlar? Sokaklarda, caddelerde suç üstüne suç işleyip özgürce dolaşan vahşi insan tehlikesi nasıl ve ne zaman son bulacak? Bu insanlar sokak, bağ bahçe demiyorlar; hastane, postane, okul, ev demiyorlar insanların canına, malına kastediyorlar.
Suç sizin tarafınızdan bazen görmezden geliniyor bazen de caydırıcı olmayan usuller söz konusu. Ya da suçlu, kabul edilebilir hafifletici bir sebep olmaksızın kısa süre sonra nasıl özgür kalabiliyor? Nasıl oluyor da canlarından mallarından koparılan insanların yanına acı ve ölüm kâr kalabiliyor?
Ne ala memleket! Fırından ekmek çalan çocuk, aç olduğu için dilenen ve dayak yiyen kız çocuğu, yolda bir kadını kurtarmak için canını siper eden pırıl pırıl üniversite öğrencisi suçlu bulunurken yok pahasına bu dünyadan terki diyar eden canların faillerinin sokaklarda tehlike saçarak gezmelerine nasıl izin verebiliyorsunuz? Biz yurttaşlar olarak siz devlet memurlarından bu adaletsizliğe artık bir son vermenizi talep ediyoruz. Artık bu adaletsizlik bir son bulsun, mezardakiler rahat uyusun. Ailelerin yüreklerini alevi artık sönsün.
Sevgiyle kalın Güler Şen