Salih Cengiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Edebiyat
  4. 14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ (Rivayetler ve Asıl Gerçek)

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ (Rivayetler ve Asıl Gerçek)

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün; “14  Şubat Sevgililer Günü’nüz Kutlu Olsun” diyerek günün anlamı ile ilgili tarihsel rivayetler ve dünyadaki yansımaları üzerine bir yazı kaleme almak istedim.

Rivayet odur ki;

Orta Çağ’da Roma imparatoru Claudius II, döneminin son zamanlarında savaş kaybeden askerlerin evlenmesini yasakladı. Kilise papazı Aziz Valentin ise birbirlerini sevenleri gizlice evlendirdiği için imparator tarafından ölüme mahkûm edildi. Bu günün Sevgililer Günü veya  “Aziz Valentin” günü olarak kutlandığı rivayet edilmektedir. Ancak bunun tarihsel bir gerçekliliği yoktur. Bu rivayetin 14. Yüzyılda ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Bazı kaynaklara göre de kuşların eşlerini seçtiği gün olarak 14 Şubat günü, Sevgililer Günü olarak kabulü rivayet edilmektedir.

Bilimsel olarak Sevgililer Günü’nün çıkışı ile Aziz Valentin üzerinden bir bağ kurmak rivayeti gerçek olarak kabul etmek bizi yanlışa götürür.  Yani bir “Hristiyan geleneği” diye eleştirilen Sevgililer Günü’nün aslında Hristiyan geleneği olduğu da son derece şüphelidir. Her ne kadar da rivayet olduğu düşünülse de sevmek ve sevilmek her anlamda beşeri ilişkilerin geliştirilmesinde bence çok önemli bir yer tutmaktadır. Sevgililer Günü bir gün değil her gün olmalıdır.

19. Yüzyılda dünyada kutlanmaya başlayan Sevgililer Günü, Türkiye’de 1981 yılında Hıncal Uluç’un “Erkekçe” dergisindeki bir yazısıyla ilk defa gündeme geldi ve kutlanmaya başlandı. O günden sonra popüler olmaya devam etti.

Orta Çağ’dan bu yana rivayetleri incelediğimizde bu günün dinî bir ritüel olmaktan çok ekonomik çıkarlara dayalı olduğu bir gün olarak görülmektedir.

Belki önemi sadece bir günle sınırlanmaya çalışılan ancak sevgisi sonsuz olan “Anneler Günü”, “Babalar Günü” ve “Sevgililer Günü” gibi tanımlamaları günümüzde pazarlamayı ve çılgınca tüketimi içinde barındıran bir gün olarak adlandırabiliriz. Bu günler yazılı ve görsel yayın organlarınca köpürtülerek, boy boy reklamlarla halka arz edildiği zaman arka plandaki “Evlenmesi yasaklanan Romalı askerleri gizlice evlendiren Aziz Valentin”in hayatına mal olan kutsal tarihsel rivayet de ne yazık ki önemini yitirmektedir.

Anneler Günü, Babalar Günü ve Sevgililer Günü gibi bir güne sığmayan özel günlerde harcanan paralar bir günlüğüne ekonomiyi canlandırdığı söylense de asgari ücretle yaşamaya mahkûm edilen yoksul tabakanın bir sonraki ay daha da aç kalacağı anlamına gelmektedir.

Günümüzde ise birçok ülke bu günü kutlarken “Hristiyan geleneği” diye uyduruk bir nedenle Suudi Arabistan, Özbekistan, Türkmenistan, Malezya, Endonezya, İran ve Pakistan gibi ülkeler Sevgililer Günü’nü kutlamayan ülkelerdir.

Sevgililer Günü’nde hemen herkes sevgilisine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, birbirlerine sevgilerini anlatan hediyeler verir. Bu hediyelerin başında çiçek, çikolata, pasta ve giysiler gelir. Çiftler birlikte yemek yer ve günü baş başa geçirir.

Bazı çevrelerde evlenecek olanlar 14 Şubat Sevgililer Günü’nde evlenme teklifinde bulunur veya nikâh gününü o tarihe getirmeye çalışır.

İster vahşi kapitalizmin bir oyunu, ister savurganlık diyelim aşk ve sevgiye asla sınır konulmasa da toplum olarak biz de savurganlığın acımasızlığını düşünmeden aşkımızı ve sevgimizi illa ki tüketimle ispat etmeye çalışırız. Yazdıklarımdan kutlamaya karşı biri olduğum çıkarılmamalıdır. Diyorum ki sevgi ve onun ikiz kardeşi olan saygı bir güne sığmayacak kadar büyük ve kutsaldır. Keşke kapitalizmin oyunu değil de Aziz Valentin’in hayatına mal olan bir ritüel olarak kalabilseydi.

Sonuçta bence sevgiliye verilecek en güzel hediye “Onu, ömür boyu sevmeye devam etmek” olmalıdır.

Peki; Bir insan ne zaman sever ve âşık olur?

Diye sorulduğunda değerli bilim insanı psikiyatrist Doğan Cüceloğlu’nun 

Karşında birinin olduğunu anladığında” diyerek sözü bitirelim.

Salih Cengiz/Eğitimci Yazar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!