Kazakistan Zirvesi, Enerji Koridorları ve Savunma İş Birliği Masada
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemin en yoğun diplomasi trafiğini Orta Asya hattında sürdürüyor. Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti ve Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılımı, Ankara’nın yalnızca kültürel değil; ekonomik, askeri ve jeopolitik ölçekte yeni bir “Türk dünyası ekseni” oluşturmaya çalıştığı yorumlarını beraberinde getirdi.
13-15 Mayıs tarihlerini kapsayan ziyaret kapsamında Erdoğan, önce Astana’da Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile bir araya geldi; ardından Türkistan kentinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Liderler Zirvesi’ne katıldı. Görüşmelerde enerji, ulaştırma, savunma sanayi, ticaret koridorları ve bölgesel güvenlik başlıklarının öne çıktığı belirtiliyor.
Ankara’nın Hedefi: Türk Dünyasını Ekonomik Bloka Dönüştürmek
Son yıllarda dış politikada “Türk Devletleri” vurgusunu artıran Ankara, Orta Asya ile ilişkileri yalnızca sembolik kardeşlik söylemi üzerinden değil; doğrudan stratejik ortaklık modeliyle geliştirmeye çalışıyor.
Özellikle:
- Orta Koridor projesi,
- Hazar geçişli ticaret yolları,
- enerji taşımacılığı,
- savunma sanayi ihracatı,
- ortak yatırım fonları
Türkiye’nin bölge politikalarının merkezinde yer alıyor.
Uzmanlara göre Çin’in Kuşak-Yol projesi ile Rusya’nın Avrasya etkisi arasında sıkışan Orta Asya ülkeleri, Türkiye’yi “dengeleyici ortak” olarak görüyor. Bu nedenle Ankara’nın bölgedeki diplomatik etkisinin son yıllarda belirgin biçimde arttığı değerlendiriliyor.
Türk Devletleri Teşkilatı Yeni Bir Güç Merkezi mi?
2009 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı, son yıllarda yalnızca kültürel iş birliği platformu olmaktan çıkıp ekonomik ve jeopolitik bir yapıya dönüşmeye başladı.
Teşkilat bünyesinde:
- ortak yatırım fonu,
- savunma koordinasyonu,
- ulaştırma entegrasyonu,
- dijital ekonomi,
- enerji iş birlikleri,
- ortak askeri tatbikat planları
gibi başlıkların öne çıkması dikkat çekiyor. 2025 Gabala Zirvesi’nde ilk ortak askeri tatbikat kararının alınması da bu dönüşümün en önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Erdoğan’ın son ziyaretinde de Türk dünyasının “çok kutuplu yeni düzende ortak hareket etmesi” gerektiği mesajını verdiği ifade ediliyor.

Enerji ve Ulaşım Koridorları Ön Planda
Ankara’nın Orta Asya diplomasisindeki en kritik başlıklardan biri enerji güvenliği. Türkiye, Hazar enerji kaynaklarını Avrupa’ya taşıyan ana merkez olmayı hedefliyor.
Bu kapsamda:
- Bakü–Tiflis–Ceyhan hattı,
- TANAP,
- Orta Koridor,
- Hazar geçişli lojistik ağlar
yeniden gündeme geliyor.
Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın alternatif enerji güzergâhı arayışı, Türkiye ile Orta Asya arasındaki stratejik yakınlaşmayı hızlandırmış durumda.
Savunma Sanayii ve Güvenlik İş Birliği
Türkiye’nin bölgeye yönelik savunma sanayii ihracatı da diplomatik ilişkilerin önemli parçalarından biri haline geldi. Türk SİHA’ları ve askeri teknolojileri son yıllarda Orta Asya ülkelerinde yoğun ilgi görüyor.
Ankara’nın:
- ortak savunma üretimi,
- askeri eğitim programları,
- güvenlik iş birlikleri,
- terörle mücadele koordinasyonu
gibi alanlarda etkisini artırmaya çalıştığı belirtiliyor.
Bazı uzmanlar, Türk Devletleri Teşkilatı’nın ilerleyen yıllarda NATO benzeri tam askeri yapı olmasa bile “stratejik güvenlik platformu” kimliği kazanabileceğini savunuyor.
Rusya ve Çin Dengesi
Türkiye’nin Orta Asya açılımı dikkatle izlenirken, Moskova ve Pekin’in bölgedeki etkisi hâlâ belirleyici konumda bulunuyor.
Rusya, tarihsel ve askeri bağlar nedeniyle bölgedeki nüfuzunu korurken; Çin ise dev yatırım projeleriyle ekonomik ağırlığını artırıyor.
Bu nedenle Ankara’nın diplomasi trafiği yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hassas jeopolitik denge siyaseti olarak değerlendiriliyor.
“Türk Yüzyılı” Söyleminin Dış Politika Ayağı
Erdoğan yönetiminin sıkça kullandığı “Türk Yüzyılı” söylemi, artık yalnızca iç politik slogan değil; Orta Asya merkezli dış politika vizyonunun da temel parçası olarak görülüyor.
Kazakistan ziyareti ve Türk Devletleri Zirvesi, Türkiye’nin:
- Avrasya’da daha görünür aktör olma,
- enerji geçiş merkezi haline gelme,
- Türk dünyasında liderlik rolü üstlenme,
- yeni ekonomik bloklar oluşturma
hedeflerinin yeni aşaması olarak yorumlanıyor.
Diplomatik kaynaklara göre önümüzdeki dönemde Özbekistan, Azerbaycan ve Kırgızistan ile yeni ekonomik ve savunma anlaşmalarının da gündeme gelmesi bekleniyor.