1. Haberler
  2. Dünya
  3. Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasına AB’den itiraz

Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşmasına AB’den itiraz

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Libya Temsilciler Meclisinin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylamasının ardından Avrupa Birliği’nden tepki geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını savundu. Türkiye ise kararı memnuniyetle karşıladı.

Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026’da aldığı onay kararıyla yeniden gündeme geldi. Avrupa Birliği yönetimi anlaşmaya itiraz ederken Türkiye, mutabakatın iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini koruduğunu belirtti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, 21 Ekim’de yaptıkları ortak açıklamada Libya Parlamentosunun kararından duydukları üzüntüyü dile getirdi. İki AB yöneticisi, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını ileri sürdü. Açıklamada Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile dayanışma mesajı da verildi.

Libya Parlamentosundan onay

Libya’nın doğusunda faaliyet gösteren Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı. Karar, Libya’nın doğusundaki siyasi yapı ile Türkiye arasındaki ilişkiler açısından da önem taşıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşıladı. Bakanlığın açıklamasında, mutabakatın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözettiği belirtildi. Anlaşmanın Türkiye ile Libya arasındaki iş birliğinin gelişmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Türkiye ile Yunanistan arasında farklı hukuki yorumlar

Türkiye-Libya mutabakatına yönelik itirazların merkezinde, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının nasıl sınırlandırılması gerektiği bulunuyor.

Türkiye, deniz sınırları belirlenirken kıyıların coğrafi konumunun ve hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Yunanistan ise anlaşmanın kendi adalarının deniz yetki alanlarını ihlal ettiğini ileri sürüyor.

Avrupa Birliği de uzun süredir Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü ülkelerin haklarını gözetmediği görüşünü dile getiriyor. Ankara ise anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğunu ve iki ülkenin deniz alanlarındaki haklarını belirlediğini belirtiyor.

Anlaşmanın Doğu Akdeniz açısından önemi

Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım 2019’da İstanbul’da imzalanan mutabakat, iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını düzenliyor. Anlaşma, Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge tartışmalarında önemli bir yer tutuyor.

Bölgedeki enerji kaynakları, doğal gaz arama faaliyetleri ve kıyıdaş ülkelerin deniz alanlarına ilişkin hak iddiaları, anlaşmanın siyasi ve ekonomik önemini artırıyor. Türkiye açısından mutabakat, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin politikanın temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

Libya Temsilciler Meclisinin onayı anlaşmaya yönelik siyasi desteği güçlendiren bir gelişme olsa da AB ve Yunanistan’ın hukuki itirazlarını ortadan kaldırmış değil.

Doğu Akdeniz’de tartışma devam ediyor

Libya Parlamentosunun kararı, Türkiye ile Libya arasındaki iş birliğinin geleceği kadar Avrupa Birliği ile ilişkiler açısından da yeni bir tartışma başlattı. Von der Leyen ve Costa’nın açıklamaları, AB’nin anlaşmaya yönelik mevcut tutumunu koruduğunu ortaya koydu.

Taraflar, mutabakatın hukuki geçerliliği konusunda farklı görüşlerini sürdürüyor. Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları meselesinin bundan sonraki seyri ise diplomatik temaslara, uluslararası hukuk çerçevesindeki değerlendirmelere ve bölge ülkelerinin atacağı adımlara bağlı olacak.

Siyasiler Türkiye-Libya anlaşmasına ilişkin ne dedi?

Libya Temsilciler Meclisinin anlaşmayı onaylaması ve Ursula von der Leyen’in itirazının ardından Türkiye’den ve siyasi çevrelerden farklı açıklamalar geldi. Öne çıkan değerlendirmeler şöyle:

– Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya Temsilciler Meclisinin kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek gelişmenin hayırlı olmasını diledi.

– Kemal Kılıçdaroğlu: Libya Parlamentosunun kararını önemli buldu. AB’nin siyasi açıklamalarla bu kararı geçersiz kılamayacağını belirterek, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri bir parti meselesi değil, millî bir meseledir” dedi.

– Özgür Özel: Von der Leyen’in açıklamalarını reddetti. Türkiye ile Libya’nın egemen devletler olduğunu vurgulayarak, iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatleri doğrultusunda yaptığı anlaşmaların yok sayılamayacağını söyledi. AB’ye, Akdeniz’de taraf tutmak yerine uluslararası hukuku ve hakkaniyeti gözetme çağrısı yaptı.
– Devlet Bahçeli: Libya Parlamentosunun onayının Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini güçlendirdiğini belirtti. Kararın, Akdeniz’de istikrara ve Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
– Burhanettin Duran: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, kararı Türkiye-Libya ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki ortak hakların korunması açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir