1. Haberler
  2. Kadın
  3. İki Fatmanur Çelik, İki Acı: Biri Sahilde Ölü Bulundu, Diğeri Öğrencisi Tarafından Öldürüldü

İki Fatmanur Çelik, İki Acı: Biri Sahilde Ölü Bulundu, Diğeri Öğrencisi Tarafından Öldürüldü

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde yaşanan trajedi, Türkiye’nin vicdanında derin bir yara açtı. Çocuk yaşta istismara uğradığı ve yıllardır adalet aradığı bilinen Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler, Kazlıçeşme sahilinde denizde ölü bulundu.

Olayın ardından ortaya çıkan detaylar ise sadece bir ölüm haberi değil, yıllardır görmezden gelinen bir istismar zincirinin ve adalet arayışının hikâyesini gözler önüne serdi.

Çocukken İstismar Edildi, Failiyle Evlendirildi

İddialara göre Fatmanur Çelik, çocuk yaşta bir vakıf yöneticisi olan Ayhan Şengüler tarafından cinsel istismara uğradı. Daha sonra aynı kişiyle evlendirildi. Yıllar sonra ise bu kez kendi kızı Hifa İkra’nın da aynı kişi tarafından istismara uğradığını öne sürerek adalet mücadelesi başlattı.

Fatmanur Çelik, bu süreçte defalarca kamuoyuna seslenmiş, hatta sosyal medyada şu sözleri paylaşmıştı:

“Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin.”

Çelik, kızına yönelik istismar iddiaları nedeniyle açılan dava kapsamında uzun süre adliye önünde adalet nöbeti tutmuştu.

Sahilde Bulunan İki Cansız Beden

1 Mart gecesi balık tutmak için sahile gelen vatandaşlar, denizde hareketsiz duran bir kişiyi fark ederek polis ekiplerine haber verdi. Yapılan incelemede denizden çıkarılan iki cansız bedenin Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’e ait olduğu belirlendi.

Anne ve kızın cenazeleri otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Olayla ilgili soruşturma sürerken, kamuoyunda birçok soru da cevapsız kaldı.

Tabutları Kadınlar Taşıdı

Anne ve kız için cenaze töreni İstanbul’da düzenlendi. Törende dikkat çeken ve sembolik bir anlam taşıyan bir sahne yaşandı:

Fatmanur Çelik ve Hifa İkra Şengüler’in tabutlarını erkekler değil, kadınlar omuzladı. Kadınlar, “Çocuk katilleri hesap verecek”, “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganlarıyla tabutları cenaze aracına taşıdı.

Bu görüntü, birçok kişi için sadece bir cenaze töreni değil; kadınların yıllardır süren istismara, cezasızlığa ve suskunluğa karşı verdiği bir tepkinin sembolü oldu.

Türkiye’nin Vicdanına Bırakılan Soru

Bir kadın…
Bir çocuk…
Yıllarca süren istismar iddiaları…
Ve adalet ararken gelen iki ölüm.

Fatmanur Çelik’in “intihar demeyin” sözleri şimdi Türkiye’nin hafızasında yankılanıyor. Çünkü bu olay yalnızca bir ölüm vakası değil; bir sistemin, bir sessizliğin ve bir ihmal zincirinin ağır bilançosu olarak görülüyor.

Ve geriye aynı soru kalıyor:
Bir anne ve bir çocuk ölmeden önce neden kimse onları gerçekten koruyamadı?

Aynı Günlerde Bir Başka Fatmanur Çelik Daha Öldürüldü

Türkiye’nin konuştuğu bir başka trajedinin merkezinde ise yine aynı isim vardı: Fatma Nur Çelik.

Genç öğretmen, 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında öğrencinin ifadesi alınırken, öğretmenin ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği bildirildi.

Eğitim camiasında büyük bir şok yaratan olayın ardından öğretmenlerin güvenliği yeniden tartışma konusu oldu. Meslektaşları, okullarda artan şiddete dikkat çekerek gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

İki Kadın, Aynı İsim, Aynı Acı

Birinin sözleri “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” oldu.
Diğerinin meslektaşları ise “Öğretmenlerin can güvenliği yok” diye feryat etti.

İki farklı hikâye, iki farklı ölüm…
Ama her ikisi de Türkiye’de kadınların ve toplumun karşı karşıya olduğu şiddetin farklı yüzlerini gözler önüne serdi.

Bir sahilde bulunan bir anne ve çocuğun sessiz çığlığı…
Bir sınıfta hayatını kaybeden bir öğretmenin yarım kalan hayatı…

Ve geriye yine aynı soru kalıyor:
Bu ülkede bir kadının ölümü gerçekten ne zaman duracak?

Ve takvimler şimdi Dünya Emekçi Kadınlar Gününe yaklaşıyor.

Dünyanın birçok yerinde kadınlar eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı için meydanlara çıkarken, bu ülkede bazı kadınların tabutları omuzlarda taşınıyor.

Belki de bu 8 Mart’ın en acı gerçeği şu:

Bir ülkede kadınlar çiçeklerle değil, cenazelerle anılıyorsa; o ülkede kutlanacak bir gün değil, hesap sorulacak bir vicdan vardır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!