İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler yaklaşırken Başbakan Binyamin Netanyahu’nun karşısındaki en güçlü isim olarak eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öne çıkıyor. Son haftalarda yayımlanan bazı anketlerde Eisenkot’un Yashar partisi Likud’un önüne geçerken, bazı araştırmalarda seçmenlerin Netanyahu yerine Eisenkot’u başbakan olarak görmek istediği görülüyor. Ancak hiçbir anket henüz seçim sonucunu belirlemiyor ve hükümetin nasıl kurulacağı konusunda tablo hâlâ belirsiz.
Eisenkot’un yükselişi, Netanyahu’nun 2023’teki Hamas saldırısı sonrasında güvenlik politikaları nedeniyle yoğun biçimde eleştirildiği bir dönemde gerçekleşiyor. Reuters’ın 29 Eylül tarihli analizine göre Netanyahu, yıllardır kullandığı “İsrail’in güvenliğini sağlayabilecek lider” söylemini seçim kampanyasının merkezine yerleştirmiş durumda. Ancak 7 Ekim saldırısının hükümet döneminde gerçekleşmiş olması, Netanyahu’nun güvenlik konusundaki siyasi avantajını tartışmalı hale getiriyor.
Eisenkot anketlerde Netanyahu’nun önünde
Son dönemdeki anketlerden biri, Eisenkot’un partisi Yashar’ın 22 sandalye, Netanyahu’nun Likud’unun ise 18 sandalye kazanacağını öngördü. Aynı araştırmada katılımcılara doğrudan “Başbakan olarak kimi tercih edersiniz?” sorusu yöneltildiğinde yüzde 48 Eisenkot, yüzde 36 Netanyahu yanıtı verdi.
Bu sonuç, Eisenkot açısından iki ayrı gösterge ortaya koyuyor: Yashar’ın parti bazında Likud’un önünde ölçülmesi ve Eisenkot’un başbakanlık tercihi sorusunda Netanyahu’nun önüne geçmesi.
Ancak başka araştırmalar daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. 28 Eylül’de yayımlanan Kan anketinde Netanyahu’yu başbakan olarak tercih edenlerin oranı yüzde 39, Eisenkot’u tercih edenlerin oranı ise yüzde 38 olarak ölçüldü. Yani doğrudan lider tercihi açısından farkın son haftalarda oldukça daraldığı görülüyor.
Netanyahu’nun Likud’u sandalye kaybedebilir
Reuters’ın 29 Eylül tarihli değerlendirmesinde, mevcut kamuoyu yoklamalarının Likud’un parlamentodaki sandalye sayısında yaklaşık üçte birlik bir düşüş öngören sonuçlar içerdiği belirtildi. Netanyahu’nun partisi son seçimde 32 sandalye kazanmıştı; son anketlerde ise Likud çoğunlukla bunun belirgin biçimde altında ölçülüyor.
Eisenkot’un Yashar partisi ise yeni kurulmuş olmasına rağmen bazı anketlerde seçimin en fazla sandalye kazanabilecek partisi olarak gösteriliyor. Eylül ortasında yayımlanan beş anketin ortalamasında Yashar 22,2, Likud ise 21,2 sandalye seviyesinde ölçülmüştü.
Ancak Eisenkot’un da 61 sandalye sorunu var
İsrail seçim sisteminde bir partinin birinci çıkması tek başına hükümet kurmaya yetmiyor. 120 sandalyeli Knesset’te hükümet kurabilmek için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor.
Bu nedenle Eisenkot’un partisinin Likud’un önüne geçmesi, tek başına Netanyahu’nun hükümeti kaybedeceği anlamına gelmiyor.
Son anketlerde Netanyahu’yu destekleyen blok ile muhalefet blokunun da çoğu kez 61 sandalyenin altında kaldığı görülüyor. Örneğin 25 Eylül’de yayımlanan bir ankette her iki blok da 53’er sandalye seviyesinde ölçüldü.
Bu tablo, seçim gecesinin ardından küçük partilerin ve koalisyon görüşmelerinin önemini artırıyor.
7 Ekim saldırısı seçim kampanyasının merkezinde
Eisenkot’un kampanyasında Netanyahu’ya yönelik en önemli eleştirilerden biri, 7 Ekim 2023 saldırısına ilişkin siyasi ve güvenlik sorumluluğu.
Washington Post’un 29 Eylül tarihli haberine göre, Hamas saldırısından önce bazı Arap liderlerin Netanyahu’ya olası bir saldırı konusunda uyarıda bulunduğuna ilişkin yeni iddialar İsrail seçim kampanyasının önemli başlıklarından biri haline geldi. Netanyahu bu iddiaları reddediyor ve güvenlik kurumlarının da saldırıyı öngöremediğini savunuyor.
Eisenkot ise seçilmesi halinde 7 Ekim’deki güvenlik zaaflarının araştırılması için bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını savunuyor.
Bu tartışma Eisenkot açısından ayrıca dikkat çekici çünkü kendisi eski bir Genelkurmay Başkanı ve güvenlik bürokrasisinden gelen bir siyasetçi. Reuters, bu geçmişinin Netanyahu’nun “güvenlik konusunda en deneyimli lider benim” şeklindeki geleneksel seçim söylemini zorlaştırabilecek unsurlardan biri olduğunu aktarıyor.
Netanyahu’dan güvenlik vurgusu
Netanyahu ise kampanyasını değiştirmiş değil. Likud’un seçim sloganı “Netanyahu teslim olmaz” olurken, Başbakan rakiplerini İsrail’in güvenliği konusunda yetersiz olmakla suçlamaya devam ediyor. Ayrıca rakiplerinin Arap partilerinin desteğine ihtiyaç duyacağını öne çıkarıyor.
29 Eylül’de Netanyahu, seçimlerden önce İsrail’in düşmanlarının ülkeye saldırmaya çalışabileceğine dair işaretler bulunduğunu söyledi. Eisenkot ise bu iddianın doğru olması halinde muhalefet liderlerinin derhal bilgilendirilmesini istedi ve tehdidin gerçek bir istihbarat bilgisine mi yoksa seçim kampanyasına mı dayandığının açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Eisenkot önde, fakat seçim sonucu henüz açık değil
Mevcut anketler Eisenkot’un Yashar’ını bazı ölçümlerde Likud’un önünde gösteriyor. Bazı araştırmalarda Eisenkot, başbakanlık tercihi açısından da Netanyahu’nun önüne çıkıyor. Öte yandan diğer anketlerde farkın kapandığı ve Netanyahu’nun hâlâ güçlü bir seçmen desteğine sahip olduğu görülüyor.
Dolayısıyla 27 Ekim seçimleri açısından şu anki tablo, Netanyahu’nun siyasi olarak ciddi bir rekabetle karşı karşıya olduğu ve Eisenkot’un önemli bir rakip olarak öne çıktığı, ancak seçim sonucunun ve hükümeti kimin kuracağının henüz belirlenmediği bir yarışa işaret ediyor.
Sandıkta belirleyici olacak ikinci soru ise yalnızca hangi partinin birinci çıkacağı değil, Eisenkot veya Netanyahu etrafında hangi siyasi blokun 61 sandalyelik çoğunluğu oluşturabileceği olacak.