1. Haberler
  2. Dünya
  3. Tennessee’de 200 yılı aşkın sürenin ardından bir kadın idam edilecek

Tennessee’de 200 yılı aşkın sürenin ardından bir kadın idam edilecek

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tennessee’de 31 Yıllık Dosya: Christa Pike ve Colleen Slemmer Cinayeti

ABD’nin Tennessee eyaletinde Christa Gail Pike’ın infazı, 1995 yılında işlenen ve ülke çapında büyük yankı uyandıran bir cinayetin ardından gelen yaklaşık 31 yıllık hukuk sürecinin son aşamasına geldi. Pike, cinayet sırasında 18 yaşındaydı. Mağdur Colleen Slemmer ise 19 yaşındaydı.

Pike’ın infazı gerçekleşirse Tennessee’de 200 yılı aşkın sürenin ardından idam edilen ilk kadın olacak. ABD genelinde ise bu bir ilk olmayacak; 1976’da ölüm cezasının yeniden uygulanmasından bu yana ülkede 18 kadın idam edildi.

Her şey 12 Ocak 1995 gecesi başladı

Christa Pike ve Colleen Slemmer, Knoxville’deki Job Corps eğitim merkezinde öğrenciydi. İki genç kadın arasında daha önce sorunlar yaşanıyordu. Savcılık kayıtlarına göre Pike, Slemmer’ın erkek arkadaşı Tadaryl Shipp ile olan ilişkisini tehdit olarak görüyordu.

Mahkeme kayıtlarında, Pike’ın cinayetten bir gün önce bir arkadaşına Slemmer’ı öldürmek istediğini söylediği yer aldı. 12 Ocak 1995 akşamı Pike, Slemmer’ı merkezden birlikte çıkmaya ikna etti. Pike’ın yanında erkek arkadaşı Shipp ve Shadolla Peterson da bulunuyordu.

Dörtlü bir süre sonra Tennessee Üniversitesi kampüsündeki daha tenha bir bölgeye yöneldi. Peterson daha sonra olayın ardından Pike ve Shipp aleyhine ifade verdi.

Saldırı yaklaşık yarım saat sürdü

Mahkeme kayıtlarına göre Slemmer burada saldırıya uğradı. Pike’ın kendi ifadelerinde de yer alan anlatıma göre saldırı sırasında genç kadın defalarca kaçmaya çalıştı ve yardım istedi.

Pike, Slemmer’ı önce yumrukladı ve tekmeledi. Ardından yanında bulunan kesici aletlerle saldırdı. Mahkeme kayıtlarında, Slemmer’ın boğazının birden fazla kez kesildiği, başına taş ve asfalt parçalarıyla vurulduğu ve vücudunda çok sayıda kesik bulunduğu belirtildi.

Tennessee Yüksek Mahkemesi’nin 1998 tarihli kararında saldırının yaklaşık 30 ila 45 dakika sürdüğüne ilişkin ifadeler yer aldı. Slemmer’ın saldırı boyunca hayatta olduğu ve kaçmaya çalıştığı da mahkeme kayıtlarına geçti.

Cinayetin en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise Slemmer’ın bedenine pentagram çizilmesiydi. Olayın bu yönü, 1980’ler ve 1990’larda ABD’de yaygın olan ve satanizm korkularının öne çıktığı “Satanic Panic” döneminin de etkisiyle davanın ülke çapında büyük ilgi görmesine yol açtı.

Ceset ertesi sabah bulundu

Slemmer’ın cesedi 13 Ocak 1995 sabahı Tennessee Üniversitesi kampüsündeki tarım alanının yakınlarında bulundu. Olay yerine gelen polis, cesedin ağır biçimde darp edildiğini ve vücudunda çok sayıda kesik bulunduğunu belirledi. Çevrede kan izleri, giysiler, ayak izleri, kırılmış bitkiler ve boğuşma izleri tespit edildi.

Polis soruşturmayı aynı gün başlattı.

Pike cinayeti anlattı

Soruşturmanın en önemli dönüm noktalarından biri, Pike’ın polise verdiği ifadeydi. Pike 14 Ocak’ta Knoxville polisi tarafından sorgulandı. Kendisine yasal hakları bildirildikten sonra konuşmayı kabul etti. İfadesi yaklaşık 46 sayfalık bir tutanağa dönüştü ve savcılık tarafından duruşmada delil olarak kullanıldı.

Pike, Slemmer’la daha önce yaşadığı anlaşmazlıklardan söz etti. Başlangıçta amacının onu öldürmek değil, korkutmak ve dövmek olduğunu savundu. Ancak saldırının giderek kontrolden çıktığını anlattı. Bu ifade, daha sonra savcılığın Pike’a yönelttiği suçlamaların temel unsurlarından biri oldu.

Mahkeme: Birinci derece cinayet ve komplo

Pike, 1996 yılında birinci derece cinayet ve birinci derece cinayet işlemek için komplo kurmaktan mahkûm edildi. Jüri, cinayetin işkence veya ölüm için gerekli olandan çok daha ağır fiziksel şiddet içerdiğine ve bazı koşulların ağırlaştırıcı nitelikte olduğuna karar verdi.

Pike ölüm cezasına çarptırıldı. Komplo suçundan ise ayrıca 25 yıl hapis cezası aldı. Pike o dönemde yalnızca 20 yaşındaydı ve ABD’nin modern ölüm cezası döneminde ölüm hücresine gönderilen en genç kadınlardan biri oldu.

Neden diğer sanıklar ölüm cezası almadı?

Cinayetin ardından davadaki ceza farklılıkları da uzun yıllar tartışıldı. Pike’ın erkek arkadaşı Tadaryl Shipp, cinayet sırasında 17 yaşındaydı. Bu nedenle o dönemde Tennessee hukukuna göre ölüm cezasına uygun değildi. Shipp ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı ve daha sonraki yıllarda şartlı tahliye konusu yeniden değerlendirildi.

Olaydaki diğer kişi Shadolla Peterson ise Pike aleyhine ifade verdi ve denetimli serbestlik/probasyon cezası aldı. Böylece aynı cinayet dosyasında üç sanık bulunmasına rağmen yalnızca Pike ölüm cezasına mahkûm edildi.

1998: Tennessee Yüksek Mahkemesi kararı onadı

Pike’ın avukatları mahkûmiyet ve ölüm cezasına itiraz etti. Dava Tennessee Yüksek Mahkemesi’ne kadar taşındı. Mahkeme 1998’de verdiği kararla mahkûmiyeti ve ölüm cezasını onadı. Mahkeme, jüri tarafından belirlenen ağırlaştırıcı nedenlerin ölüm cezasını desteklediği sonucuna vardı. Bundan sonra Pike’ın dosyası yaklaşık üç on yıl sürecek temyiz ve federal başvuru sürecine girdi.

Yıllar geçtikçe savunmanın odağı değişti

Pike’ın sonraki hukuk mücadelesinde yalnızca cinayetin nasıl işlendiği değil, cinayetin işlendiği sırada 18 yaşında olması ve çocukluk geçmişi de önemli bir savunma konusu haline geldi. Avukatları, Pike’ın çocukluk döneminde ağır cinsel ve fiziksel istismara maruz kaldığını, ihmal edildiğini ve daha sonra bipolar bozukluk ile travma sonrası stres bozukluğu tanıları aldığını belirtti.

2026’da sunulan 226 sayfalık af başvurusunda savunma, bu geçmişin ilk yargılama sırasında yeterince ortaya konulmadığını savundu. Ayrıca Pike’ın cinayet sırasında yalnızca 18 yaşında olması üzerinde duruldu. Bu argüman, cinayetin işlendiği gerçeğini ortadan kaldırmaya yönelik değil, ölüm cezasının uygulanmasının bugün yeniden değerlendirilmesi yönündeydi.

30 yıl ölüm hücresinde

Pike’ın dosyasını diğerlerinden ayıran bir başka unsur da Tennessee’deki ölüm hücresinde geçirdiği yaklaşık üç on yıllık dönem oldu. Pike uzun yıllar Tennessee’nin ölüm hücresindeki tek kadın mahkûm olarak kaldı. Avukatları, bunun fiilen uzun süreli izolasyona yol açtığını savundu.

Pike’ın avukatları bu nedenle cezaevi koşullarına da itiraz etti. 2024’te yapılan bir anlaşma sonucunda Pike’ın diğer mahkûmlarla daha fazla etkileşim kurmasına izin veren düzenlemeler getirildi. Ancak infaz tarihi yaklaşırken Tennessee’nin infaz protokolü nedeniyle yeniden daha sıkı izolasyona alındı.

2026’da son mücadele başladı

Tennessee Yüksek Mahkemesi, Pike’ın infazını durdurma yönündeki başvurusunu reddetti. Savunma daha sonra ABD Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu. Bu kez avukatlar, Tennessee’nin zehirli iğne protokolünün Pike’ın bazı sağlık sorunları nedeniyle ciddi acı ve komplikasyon riski oluşturabileceğini savundu. Ayrıca infaz öncesindeki izolasyon koşullarının travmatik geçmişi nedeniyle Pike üzerinde ağır etkiler yaratabileceğini ileri sürdüler.

Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları da infazın durdurulması ve ölüm cezasının hapse çevrilmesi çağrısında bulundu.

Vali Bill Lee af talebini reddetti

Pike’ın avukatları son olarak Tennessee Valisi Bill Lee’den ölüm cezasının müebbet hapse çevrilmesini istedi. 226 sayfalık başvuruda Pike’ın çocukluk travmaları, yaşı, ruhsal sorunları ve yaklaşık 30 yıl boyunca ölüm hücresinde kalması ayrıntılı biçimde ele alındı.

Ancak Vali Lee, 28 Eylül 2026’da af talebini reddetti ve ölüm cezasının uygulanmasına müdahale etmeyeceğini açıkladı.

ABD Yüksek Mahkemesi de infazı durdurmadı

Pike’ın avukatları bunun ardından ABD Yüksek Mahkemesi’ne başvurarak infazın ertelenmesini istedi.

Mahkemeye sunulan belgelerde eyalet yönetimi, Pike’ın yaklaşık 30 yıllık hukuk mücadelesinin ardından infazın artık uygulanması gerektiğini savundu. Savunma ise infaz yöntemine ve Pike’ın sağlık durumuna ilişkin itirazlarını sürdürdü.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin 29 Eylül’de infazı durdurma talebini reddetmesiyle birlikte Pike’ın yaklaşık 31 yıl önce başlayan dosyasında infazın önündeki son büyük hukuki engel de ortadan kalktı.

Colleen Slemmer’ın ailesi yıllardır bekliyor

Dosyanın bir diğer tarafında ise 1995’ten bu yana kızının öldürülmesinin ardından adalet bekleyen Slemmer ailesi bulunuyor. Colleen Slemmer’ın annesi May Martinez, Pike’ın infazının gerçekleştirilmesini istediğini açıkladı. Martinez, yıllar sonra kızının ölümünün ardından verilen cezanın uygulanmasını görmek için eşiyle birlikte infaza tanık olmayı planladığını söyledi.

Pike ise son yıllarda yaptığı açıklamalarda cinayetin sonuçlarının büyüklüğünü kabul ettiğini ve Slemmer’ın ailesine verilen zararın farkında olduğunu ifade etti. CBS News’in aktardığı af başvurusunda Pike, yaptığı eylemin birçok kişinin hayatını etkilediğini ve bugün geriye dönüp baktığında bundan dolayı pişmanlık duyduğunu söyledi.

31 yıl sonra aynı dosyanın iki tarafı

Böylece 12 Ocak 1995 gecesi başlayan dosya, 30 Eylül 2026’da infaz aşamasına geldi.

Bir tarafta 19 yaşında öldürülen Colleen Slemmer ve yıllardır kızının ölümünün ardından adalet bekleyen ailesi, diğer tarafta ise cinayet sırasında 18 yaşında olan ve yaklaşık 31 yılını cezaevinde, bunun büyük bölümünü ölüm hücresinde geçiren Christa Pike bulunuyor.

Pike’ın infazı gerçekleşirse Tennessee’de 1820’den bu yana idam edilen ilk kadın olacak. ABD genelinde ise 1976’dan bu yana idam edilen kadınların sayısı 19’a çıkacak. Bu nedenle dosya, yalnızca Tennessee’nin ölüm cezası tarihinde değil, ABD’de genç yaşta işlenen ağır suçlarda ölüm cezasının uygulanması ve kadın mahkûmların infazı konularındaki tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine yol açtı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir