1. Haberler
  2. Doğa
  3. Karanlık Ağın Sessiz Kurbanları: Hayvan İşkencesi Para Karşılığında mı Satılıyor?

Karanlık Ağın Sessiz Kurbanları: Hayvan İşkencesi Para Karşılığında mı Satılıyor?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de hayvanlara yönelik şiddetin dijital dünyadaki boyutu giderek daha fazla tartışılıyor. 2024 yılında İstanbul, Mersin, Tekirdağ, Çorum ve Karabük’te düzenlenen operasyonlarda, sosyal medya üzerinden örgütlenen C31K isimli topluluğun üyeleri gözaltına alındı. İçişleri Bakanlığı, şüphelilerin kedilere eziyet ettiğini ve bazı kişilerin bir evcil hayvanı kasten öldürme suçuyla bağlantılı olduğunu açıkladı. Türkiye’deki bu operasyon, hayvanlara yönelik şiddetin artık yalnızca sokakta ya da kapalı kapılar ardında değil, dijital platformlarda da örgütlenebildiğini ortaya koydu.

Ancak Türkiye’deki tablo, dünyanın farklı ülkelerinde ortaya çıkarılan çok daha karanlık bir sistemin yanında değerlendirildiğinde başka bir anlam kazanıyor. ABD, İngiltere ve Avustralya’da yürütülen soruşturmalar, hayvanların işkence gördüğü ve öldürüldüğü görüntülerin kapalı internet gruplarında paylaşıldığını, bazı görüntülerin para karşılığında üretildiğini ve kimi vakalarda müşterilerin hayvanlara yapılacak şiddetin biçimini dahi belirlediğini ortaya çıkardı.

Türkiye’de C31K operasyonu

C31K soruşturması, Türkiye açısından dikkat çekici örneklerden biri oldu. Sosyal medya üzerinden faaliyet gösteren grubun üyelerine yönelik operasyonlarda hayvanlara eziyet edildiğine ilişkin görüntü ve delillere ulaşıldı.

Yetkililerin açıklamalarına göre soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında hayvanlara yönelik suçlar nedeniyle adli işlem yapıldı. Olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise hayvanlara yönelik şiddetin sosyal medya üzerinden örgütlenmesi ve görüntülerinin topluluk içerisinde dolaşıma sokulmasıydı.

Bu olay Türkiye’de “hayvan işkencesi videoları internet üzerinde organize ediliyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.

Dünyada daha büyük bir ağ ortaya çıktı

Türkiye’deki olayın ardından gözler dünyadaki benzer vakalara çevrildi. İngiltere’de BBC tarafından yapılan araştırmalar, kedilerin işkence gördüğü ve öldürüldüğü görüntülerin Telegram başta olmak üzere kapalı çevrimiçi gruplarda yayıldığını ortaya koydu.

Araştırmalara göre bazı gruplarda binlerce kişi bulunurken, üyeler yalnızca mevcut görüntüleri paylaşmakla kalmadı. Bazı kullanıcıların yeni görüntüler talep ettiği, hayvanlara uygulanacak şiddetin niteliği konusunda isteklerde bulunduğu ve bunun karşılığında ödeme yapıldığı ileri sürüldü.

İşkence “sipariş” ediliyor

Bu yapıların en ürkütücü tarafı, bazı vakalarda şiddetin rastlantısal olmaktan çıkması.

Soruşturma dosyalarında yer alan iddialara göre bazı kişiler, belirli hayvanların işkence görmesini veya öldürülmesini talep ederek bunun karşılığında para ödedi. Böylece ortaya yalnızca şiddet görüntülerinin paylaşıldığı bir internet grubu değil, talep üzerine şiddet üreten bir sistem çıktı.

Bir başka ifadeyle, bazı kullanıcılar yalnızca “izleyici” değil, gerçekleşecek eylemin finansörü haline geldi.

Ödeme aracı olarak kripto para

Bu karanlık ağlarda kullanılan ödeme yöntemleri de soruşturmaların önemli başlıklarından biri.

Bazı uluslararası vakalarda ödemelerin kripto para üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin kayıtlar ortaya çıktı. Bitcoin ve diğer kripto paraların kullanılması, işlemlerin geleneksel bankacılık sisteminin dışında gerçekleştirilmesine olanak sağladığı için suç soruşturmalarında ayrıca inceleniyor.

Ancak burada önemli bir yanlış anlaşılmaya dikkat etmek gerekiyor: Bitcoin tamamen anonim değildir. İşlemler blokzincir üzerinde kayıt altındadır. Kullanıcının kimliği doğrudan görünmese de para hareketleri çeşitli dijital verilerle birleştirilerek soruşturulabilir.

ABD’de yıllarca hapis cezaları

ABD’de “animal crush videos” olarak tanımlanan, hayvanların öldürülmesini veya ağır işkence görmesini içeren görüntüler konusunda çok sayıda federal soruşturma yürütüldü.

Bazı sanıkların yalnızca görüntüleri izlemek veya paylaşmakla kalmadığı, yeni görüntülerin hazırlanmasını finanse ettiği ve hayvanlara yönelik eylemleri talep ettiği belirlendi.

2025 ve 2026 yıllarında ABD’de görülen davalarda bu tür içeriklerin hazırlanması ve dağıtılmasıyla bağlantılı kişilere yıllarca hapis cezaları verildi. Böylece olayın internet üzerindeki “rahatsız edici içerik” boyutundan çıkarak doğrudan organize suç soruşturmalarının konusu haline geldiği görüldü.

Kedilerden maymunlara uzanan korkunç tablo

Soruşturmalar yalnızca kedi ve köpeklerle sınırlı değil.

Uluslararası soruşturmalarda yavru ve yetişkin maymunların da ağır işkenceye maruz bırakıldığı görüntüler ortaya çıkarıldı. Bazı kullanıcıların bu görüntüleri satın aldığı, bazı kişilerin ise yeni görüntüler hazırlanması için para ödediği belirlendi.

Özellikle Endonezya’daki maymun işkencesi vakaları, ABD ve İngiltere’deki soruşturmaların önemli başlıklarından biri oldu. Bazı sanıkların görüntülerin hazırlanması ve dağıtılmasındaki rolleri nedeniyle hapis cezalarına çarptırılması, bu yapıların yalnızca internet dedikodusundan ibaret olmadığını gösterdi.

Sosyal medya kapatıyor, ağ yeniden kuruluyor

Uzmanların karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri ise bu yapıların sürekli biçim değiştirmesi.

Bir hesap kapatıldığında başka bir hesap açılabiliyor. Bir grup engellendiğinde başka bir platforma taşınabiliyor. Görüntüler ise farklı kullanıcılar tarafından yeniden paylaşılabiliyor.

Bu nedenle yalnızca içerik kaldırma yönteminin sorunu tamamen çözmesi mümkün olmayabiliyor. Asıl mesele, görüntülerin arkasındaki kişilerin, para akışının ve hayvanları temin eden yapıların tespit edilmesi.

Türkiye için asıl soru ne?

Türkiye’de C31K operasyonu, hayvanlara yönelik şiddetin dijital platformlarda örgütlenebildiğini açıkça gösterdi. Ancak şu aşamada Türkiye’de Bitcoin karşılığında hayvan öldürme videoları satan özel bir sitenin bulunduğu yönünde resmi makamlarca doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

Bu ayrım önemli.

Çünkü dünyada kripto para kullanılan ve hayvan işkencesi görüntülerinin üretildiği ya da dağıtıldığı kanıtlanmış vakaların bulunması, aynı sistemin Türkiye’de de bulunduğunu tek başına kanıtlamıyor.

Fakat C31K örneği, Türkiye’nin bu ihtimali tamamen göz ardı edemeyeceğini gösteriyor.

İnternetin karanlık ekonomisi

Ortaya çıkan tablo, aslında yalnızca hayvan hakları meselesi değil. Burada daha büyük bir sorun var: İnsanların başkalarının acısını izlemek için para ödemesi ve bu talebin gerçek hayvanların öldürülmesine kadar uzanması.

İnternet, şiddeti daha önce hiç olmadığı kadar kolay dolaşıma sokabiliyor. Kripto para ise bu alışverişlerin geleneksel ödeme sistemlerinin dışında gerçekleşmesine imkân verebiliyor.

Sonuçta ortaya korkunç bir döngü çıkıyor:

İzleyen para ödüyor, para talep oluşturuyor, talep yeni şiddeti doğuruyor ve yeni şiddet yeniden “içerik” olarak satılıyor.

Türkiye’deki soruşturmalar ile dünyadaki davalar birlikte değerlendirildiğinde, önümüzde yalnızca birkaç sosyal medya grubundan ibaret olmayan daha büyük bir problem olduğu görülüyor.

Sorulması gereken soru artık yalnızca “Bu videolar nerede?” değil.

Asıl soru şu:

Bu videoların arkasında kim var, kim para ödüyor ve bu para gerçek hayvanların ölümüne nasıl dönüşüyor?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir