1. Haberler
  2. Gündem
  3. Kaşif Kozinoğlu İçin Feth-i kabir kararı: Kozinoğlu’nun ölümü cinayet mi, doğal ölüm mü?

Kaşif Kozinoğlu İçin Feth-i kabir kararı: Kozinoğlu’nun ölümü cinayet mi, doğal ölüm mü?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Feth-i kabir bugün yapılacak: Ölüm nedeni yeniden araştırılıyor

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma, 15 yıl sonra yeniden açıldı. Dosyada önce cezaevi personeline yönelik gözaltılar gerçekleştirildi, ardından feth-i kabir kararı verildi. Kozinoğlu’nun Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’ndaki mezarının bugün açılması ve alınacak örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi bekleniyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili tartışmalar, aradan geçen 15 yılın ardından yeniden Türkiye gündeminin merkezine yerleşti.

Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmış, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirmişti. O dönem yürütülen soruşturmada Adli Tıp Kurumu’nun raporunda ölüm nedeninin kronik iskemik kalp hastalığı olduğu belirtilmiş, zehirlenmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı bildirilmişti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı da 10 Nisan 2012’de, cezaevi görevlilerinin ihmali, kastı veya gecikmesi bulunduğuna ilişkin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.

Ancak dosya 2026 yılında yeniden gündeme geldi.

TAKİPSİZLİK KARARI KALDIRILDI

Silivri Sulh Ceza Hâkimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla, 2012 yılında verilen takipsizlik kararının kaldırıldığı ve soruşturmanın yeniden başlatıldığı bildirildi.

Yeni soruşturmanın odağında, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından acil müdahalenin gecikip gecikmediği, olay sırasında cezaevi personelinin görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği ve ölümde üçüncü kişilerin herhangi bir müdahalesinin bulunup bulunmadığı yönündeki iddialar bulunuyor.

Bu noktada dosyanın yeniden açılması, Kozinoğlu’nun öldürüldüğünün hukuken kesinleştiği anlamına gelmiyor. Yeni soruşturmanın amacı, daha önce değerlendirilmiş veya yeterince aydınlatılamamış iddiaların yeniden incelenmesi ve ölümün koşullarının bilimsel ve adli delillerle ortaya konulması.

11 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM

Soruşturmanın ilk önemli adımı 7 Eylül’de atıldı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun öldüğü dönemde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlattı. Bunlardan 10’u gözaltına alınırken, bir kişinin yurt dışında bulunduğu bildirildi.

10 Eylül’de ise soruşturmanın genişletildiğine ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. DHA’nın haberine göre, aralarında iki gazeteci ile sağlık çalışanlarının da bulunduğu 9 kişi daha gözaltına alındı.

Bu gelişme, soruşturmanın yalnızca olay günü cezaevinde görev yapan personelin eylemleriyle sınırlı kalmadığını ve dosyanın farklı bağlantılar yönünden de genişletildiğini gösteriyor.

GÖZLER BUGÜNKÜ FETH-İ KABİR İŞLEMİNDE

Soruşturmanın en dikkat çekici aşaması ise bugün gerçekleştirilecek feth-i kabir işlemi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Kozinoğlu’nun Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’ndaki mezarının açılması ve ölüm nedeninin yeniden incelenmesi kararlaştırıldı.

İşlemin 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan beş kişilik uzman heyet tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor. Mezardan kemik, toprak ve diğer örneklerin alınacağı; bu örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından inceleneceği bildirildi.

Ancak inceleme yalnızca mezardan alınacak örneklerle sınırlı olmayacak.

Mezardan elde edilecek bulguların;

  • Ceza infaz kurumuna ait kamera kayıtları,
  • 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları,
  • Hastane belgeleri,
  • Önceki otopsi ve adli tıp bulguları

ile birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

2011’DE NE YAŞANMIŞTI?

Kozinoğlu’nun ölümünün yeniden soruşturulmasının en önemli başlıklarından biri, olay günü yaşananların zaman çizelgesi.

2011’deki resmi açıklamalara göre Kozinoğlu saat 18.18’de bulunduğu bölümden çıkarıldı. Saat 18.24’te cezaevi revirine götürüldü. Ambulansın 18.37’de cezaevine ulaştığı, Kozinoğlu’nun 18.47’de hastaneye sevk edildiği ve ambulansın 19.15’te Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştığı açıklandı. Hastanedeki müdahalelere rağmen Kozinoğlu saat 19.30’da hayatını kaybetti.

Yeni soruşturmanın önemli başlıklarından biri, bu süreçte herhangi bir gecikme veya ihmal bulunup bulunmadığının belirlenmesi.

Bazı yeni soruşturma haberlerinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından acil durum butonuna basıldığı, ancak görevli bir infaz koruma memurunun müdahale etmek yerine radyonun sesini yükselttiği yönündeki iddialara yer veriliyor. Bu iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, ancak henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir sorumluluk bulunmadığı özellikle belirtilmeli.

“KALP KRİZİ DEĞİL” TARTIŞMASI NASIL BAŞLADI?

Kozinoğlu’nun ölümünün hemen ardından kamuoyunda farklı iddialar ortaya çıkmıştı.

2012 yılının başında bazı basın kuruluşları, Adli Tıp Kurumu’nun ilk incelemelerinde kalp krizi bulgularına rastlanmadığını yazdı. Ancak daha sonra tamamlanan adli tıp incelemesinde Kozinoğlu’nun kronik iskemik kalp hastalığı nedeniyle öldüğü sonucuna ulaşıldı. Ayrıca zehirlenme iddiaları yönünden yapılan incelemelerde de zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı bildirildi.

Dolayısıyla bugün yapılacak feth-i kabir işleminin önemi tam da burada ortaya çıkıyor.

Yeni inceleme, 2011 yılında ulaşılan ölüm nedeni ile bugün yeniden gündeme getirilen iddiaların bilimsel açıdan karşılaştırılmasına imkân sağlayacak.

KOZİNOĞLU’NUN EL YAZISI NOTLARI DA DOSYADA

Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte Kozinoğlu’nun ölümünden önce hazırladığı el yazısı savunma notları da yeniden gündeme geldi.

Odatv davasındaki duruşmasına hazırlanan Kozinoğlu’nun bazı notlarında kendisine yönelik suçlamaların bir komplo olduğunu savunduğu ve bazı çevrelere ilişkin değerlendirmeler yaptığı bildirildi. Bu notlar, ölümünün koşullarının yanı sıra dönemin siyasi ve adli atmosferinin anlaşılması açısından da dosyanın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor.

BUGÜN NE OLACAK?

11 Eylül 2026’da yapılması planlanan feth-i kabir işlemiyle birlikte soruşturma açısından yeni bir delil aşamasına geçilecek.

Fakat mezarın açılması tek başına “cinayet bulundu” anlamına gelmeyecek.

Asıl belirleyici olan, mezardan alınacak örneklerin laboratuvar sonuçları ile geçmişteki adli tıp raporları, kamera görüntüleri, sağlık kayıtları ve yeni soruşturmada elde edilecek diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi olacak.

15 yıl önce “kalp damar rahatsızlığı” sonucu kapatılan dosyanın bugün yeniden açılması, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin bütün soru işaretlerinin yeniden adli makamların önüne gelmesi anlamına geliyor.

Bugünkü feth-i kabir işlemi ise bu soruşturmanın en kritik eşiklerinden biri.

Şimdi gözler, mezardan alınacak örneklerden çıkacak bilimsel sonuçlarda.

Çünkü 15 yıl sonra yeniden açılan dosyada artık en önemli soru şu: Kaşif Kozinoğlu gerçekten doğal nedenlerle mi hayatını kaybetti, yoksa ölümüne üçüncü bir kişinin müdahalesi oldu mu?

Bu sorunun yanıtını iddialar değil, soruşturma kapsamında elde edilecek deliller ve Adli Tıp incelemeleri belirleyecek.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir