5 Temmuz da Şilede denizde boğularak hayata veda eden iki genç, Ahmet Can Yavuz ve Umut Gümüş ölümlerinin 2. ayında sevdikleri tarafından dualarla anıldı. Birlikte büyüyen ve can yoldaşı olan bu iki genç, ne yazık ki ölüme de birlikte yürümüş, birlikte sırlanmışlardı. Onlar ölüme birlikte giderken geride, gözü yaşlı bir eş, analar babalar, kardeşler ve sevenleri kalmıştı.
Onların bu ani ölümüyle bir köy, bir mahalle, bir şehir yasa boğulmuştu. Olayın üstünden iki ay geçmesine rağmen yaraları ilk günkü gibi tazeydi.
Ailesinin tertip ettiği, Sultanbeyli Çağdaş Yaşam Türkan Tutumluel ilkokulu bahçesinde yapılan anma merasiminde, yine duygulu anlar yaşandı. Ailesi ve sevdiklerinin yüreğindeki acı, yüzlere yansıyordu.
Tabi kolay değil, iki genç, iki can yoldaş yine ayrılmamış, ölüme bile beraber yürümüşlerdi. Ölüm zordu ama böylesi daha zordu.

Belli ki acılar henüz tazeydi, çünkü yer yer duygulu anlara şahit olduk. Ama hayat akışında devam ediyordu, acıların hafiflemesi için biraz zamana ihtiyaç vardı sanki.
Yoğun bir katılımla dualar Ahmet Can ve Umut için edildi, dua sonra anma etkinliğine katılanlara yemek verildi.
Özalanlı gençler ve arkadaşları, acılarını yüreklerine gömerek arkadaşları için verilen yemekleri canla başla çalışarak, okul bahçesini dolduran yüzlerce kişiye çok kısa sürede dağıtıp, arkadaşlarına olan son görevlerini yerine getirdiler.
Ayrıca gençler, kaybettikleri iki arkadaşı için lokma arabası getirip, katılımcılara lokma dağıttı.
Ahmet Can ve Umut geri gelmeyecek belki ama dostlukları hep yüreklerde yaşayacak. Gençlere örnek olacaktır.
Aynı gün, Niksar Özalan ve Akgüney köyleri arasında bulunan şelalede boğularak yaşamını yitiren, Ardıçlı köyünden Uğur ve Remzi Karaman kardeşlerin acısıyla acılar tekrar tazelendi.
Yaz mevsimlerinden yaşanan bu boğulma vakalarının son bulmasını diliyor, herkesi bu konuda dikkatli olmaya davet ediyoruz.
Erdem KAYA
Tiyatrocu Yazar