Zehra Kınık’ın aracının çarpmasıyla ölen 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin davasında sürpriz gelişme. Aralık ayındaki 2,5 yıllık hapis cezasına “Bir canın bedeli bu mu?” diyerek feryat eden anne Hasret Doğan, “Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir” diyerek şikayetinden ve istinaf başvurusundan resmi olarak vazgeçti
Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin annesi Hasret Doğan, sanık hakkındaki şikayetinden ve istinaf başvurusundan resmi olarak vazgeçti.
Aralık 2025’te mahkemenin verdiği 2 yıl 6 aylık hapis cezasına “Bir canın bedeli iki yıl mı? Şikayetinden vazgeçenler ölüme aynen ortaktır” diyerek isyan eden anne, mahkemeye sunduğu yeni dilekçede tüm maddi ve manevi zararının giderildiğini beyan etti.
“TÜM ZARARIM GİDERİLMİŞTİR”
Anne Doğan, 19 Şubat 2026’da mahkemeye bir dilekçe sundu. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi üzerinden İstinaf’a (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi) gönderilen dosyada şu ifadeler yer aldı:
“Sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir. Sanıktan maddi ve manevi herhangi bir tazminat talebim yoktur. Yapmış olduğum istinaf başvurumdan da vazgeçiyorum.”
Annenin şikayetini geri çekme kararı, Aralık 2025’te görülen karar duruşmasının ardından yaptığı sert açıklamaların ardından geldi. 2023 yılında meydana gelen, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın davasında Kınık, daha önce 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çekmesi üzerine karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ve dava yeniden görülmüştü. 19 Aralık’taki ikinci duruşmada Kınık, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, yurt dışına çıkış yasağının devamına ve ehliyetinin bir yıl süreyle alınmasına hükmedilmişti.
Kararın ardından adliye önünde feryat eden anne Hasret Doğan, verilen cezaya şu sözlerle tepki göstermiş ve şikayetinden vazgeçenleri suçlamıştı:
“Verilen ceza şaka gibi. Bir canın bedeli iki yıl ki, onun da içeride geçirme süresi de üç ay mı o da belli değil. Trafikte işlenen suçlar için verilen cezalar gerçekten komik. Ceza değil yani bu kesinlikle. Bir can gitmiş ve bir daha asla geri gelmeyecek. Yani kabul edemiyorum. Üzgünüm… Benim çocuğum gitti ve ben acı içinde kıvranıyorum. Şikayetinden vazgeçenler için şunu söylemek istiyorum; kendileri de ölüme sebep olma suçundan aynen ortaktır. Tekrar istinaf süreci olarak itiraz edeceğiz. Ama sonuç ne olur bilmiyorum. Çünkü Türk kanunlarında bunun bir cezası yok. Trafikte ehliyeti olan birileri o zaman herkesi öldürsün. Yani bu kanunlar bunu söylüyor insanlara.”
Aynı duruşmada savunma yapan Kınık’ın avukatları ise kazada hayatını kaybeden Batın Barlas Çeki’nin annesi ile yaralananlara maddi ve manevi tazminat ödendiğini ve bazı müştekilerin şikâyetlerini zaten geri çektiğini vurgulamıştı. Kınık’ın kusursuz olduğunu iddia eden savunma makamı, “Çeki’nin ölümüne neden Yavuz Selim Öztürk’tür. Bu olayda bu (Kınık) ailesinin hiçbir kusuru yoktur” beyanında bulunmuş ve maddi zararların karşılandığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 9 Temmuz 2024’te şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı 34 FKJ 390 plakalı aracıyla Kavacık Mahallesi Baki Sokak’tan FSM Caddesi’ne çıktığı esnada, Yavuz Selim Öztürk’ün kullandığı 34 HUT 980 plakalı motosikletle çarpıştığı, devrilen motosikletin yerde sürüklenip kaldırımda yürüyen müşteki Muammer Kızıl’a vurduğu belirtilmişti.
İddianamede, kazada motosiklet sürücüsünün arkasında yolcu olarak bulunan Batın Barlasçeki’nin de savrularak beton bariyerlere çarpmasının ardından Yavuz Selim Öztürk, Muammer Kızıl ve Barlasçeki’nin yaralı olarak hastaneye kaldırıldıkları kaydedilmişti.
Barlasçeki’nin hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Kızıl ve Öztürk’ün ise yaralandıkları belirtilen iddianamede, kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir’in kusurlu olduğunun tespit edildiği bildirilmişti.
Ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, Barlasçeki’nin ölümünün genel beden travması sonucu meydana geldiğine dikkati çekilen iddianamede, şüpheli Demir’in ifadesinde “üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olayda kusurlu olmadığını beyan ettiği” aktarılmıştı.
İddianamede, şüphelinin olay tarihinde idaresinde bulunan aracıyla Öztürk’ün motosikletine çarpıp, taksirli eylemi sonucu Batın Barlasçeki’nin ölümüne, Muammer Kızıl ile Yavuz Selim Öztürk’ün de yaralanmasına sebebiyet verdiği belirtilerek, Fatıma Zehra Kınık Demir’in “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
İddianamenin kabul edilmesinin ardından, savcılık müştekilerden 18 yaşından küçük Öztürk’ün de olayda sorumluluğu olduğunu tespit ederek, hakkında ek iddianame düzenlemişti.