Neşe Dilekçioğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sanatın Siyasetle İlişkisi 

Sanatın Siyasetle İlişkisi 

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Halk ozanlarının  geçmişlerini tarihçesini araştırdığınızda ozanların toplum üzerindeki yaptırımlarının önemini de görürsünüz..
Ozanlar toplum önderleri olarak halkın yürek sözlerini bazen sazlarının telleriyle bir türkü de,bazen mazlumun yüksek sesi olarak halkın içinde dillendirmekten asla  korkmamış, çekinmemişlerdir.
İşte bu yüzden halkın ozanları olmuşlardır.
Zalimin zulmünü şimşek gibi, paratoner gibi üzerlerine çekmekten asla korkmamış, ne pahasına olursa olsun geri adım atmamışlardır.
Örneğin Hallacı Mansur; Ene-l-hak (Ben hakkım hak tan başka kimse yok)  dediği için İbni Abdüssamed tarafından önce kırbaçlandı, sonra elleri ayakları kesildi, ardından da asıldı…
Peki insan HAK’kın bir yansıması değil mi?
Bizlere nefesinden üflemedi mi?
Öldürüleceğini bilse de af diledi mi,boyun eğdi mi?
Elbette hayır.
Ya Pir Sultan Abdal?
“Pir Sultanım böyle mi olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar”
Hızır paşa Şah -I Merdan yolundan vazgeç,biat et kurtul dediği halde, o
“Açılın kapılar şaha gidelim” demiş, sonuç olarak  davasından vazgeçmemiş Şah- I Merdan yolundan dönmemiştir (idam edilse de)
Halk ozanı Köroğlu da,halk şairlerinin içinde onlar gibi  kavganın, özgürlüğün simgesi,sembolü olmuştur.
3.Murat döneminde Bolu’da yaşamış, Bolu beyine karşı verdiği mücadele ile gönüllere taht kurmuş, ünü günümüze kadar gelmiştir. Her ne kadar Bolu beyinin torunları(!) dense de günümüz de Bolu’lulara,
Onlar kahramanlarını yüreklerinde saklayıp, günümüze taşımışlardır.
Ya Seyyid Nesimi?
Derisinin yüzüleceğini bilse de, “Ey gönül el aynasına bakmanın faydası ne, sermayeden zararın var Satmanın faydası ne
Kendin kadrin bilmeyen ne bilir dostun kıymetin
Merkebin boynuna cevahir takmanın faydası ne” diyebilmiştir…
Halk ozanlarının hayatı ya asılarak, ya derisi yüzülerek son bulmuş, ya da mahpus edilerek kör zindanlarda ömür çürütmüşlerdir…
Günümüzün Halk ozanları peki?
Aşık Mahsuni Şerif de almıştır zindanlardan nasibini.
Yani; mazlumun yanında yer alan tüm halk ozanları bedel ödemiştir.
Bedel ödetilmiştir her ne şartta olursa olsun, boyun eğmeyenlere…
Bedeli ödenenler de vardır elbette.
Onlar susmuşlardır,paranın kör ettiklerinden bir Köroğlu çıkar mı?
Türkülerin izini takip edenler, o dönemin ozanlarına baktıklarında zulme,zalime karşı duranları görünce, hiç utanmazlar mı dersiniz?
Paranın yönünü takip ettiklerinden, pusulaları şaşmıştır sanırım…
Bana türkülerini söyle,ne işin var siyasette diyenlere,
Yönüm zulme direnen, bedenlerini halka siper eden, o kahraman halk ozanlarının yönü.
Para insanı satın aldığında, zulme de ortak olmaz mı insanoğlu?
Ya zulmedenlerin yanındasınızdır,
Ya da zulme uğrayan mazlumların.
Nesimi gibi derisin yüzen gelsin işte meydan diyebiliyor musunuz?
Özgürlüğün elbet bedeli vardır.
Kimi halkın gönlünde taht kurarak halkın  kahramanı olan ‘Köroğlu’ olur.
Kimi  babasının gözünü kör ederek Köroğlu olmaya çalışan Körün oğlu.
Tercihim tabii ki Köroğlundan yana.
Ya sizin Türkü diyenler?
TÜRK’ün sözünü diyenler?
Ya sizin yönünüz?
Yoksa yönünüzü mü kaybettiniz?
Yolunuz mu şaştı durnalar gibi?
O zaman doğru bir gatere  gidin durnalar.
Benden yâre selam edin durnalar…(neşe)

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir