Ayten Turan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. 2025 Bitti… Alkış Yok, Hesap Var

2025 Bitti… Alkış Yok, Hesap Var

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Yeni yıla girerken süslü cümleler kuramayacağım.
2025, öyle “iyi ki geçti” denilecek bir yıl olmadı. Geçti ama iz bırakarak geçti. Ve o izlerin çoğu, bizim ihmalimizin, suskunluğumuzun, alışkanlıklarımızın eseri.
Dünya bu yıl da sınıfta kaldı.
Savaşlar ekranlardan eksilmedi, çocuk ölümleri istatistik gibi konuşuldu. İnsanlık, vicdanı rafa kaldırıp çıkar hesaplarıyla yoluna devam etti. “Bir gün biter” denilen her kriz, biraz daha kalıcı hale geldi.
Doğa ise artık rica etmiyor.
Bağırıyor. Yakıyor. Yıkıyor.
Ama biz hâlâ “beklenmedik felaket” demeyi tercih ediyoruz. Beklenmedik olan ne? Yangın mı, sel mi, kuraklık mı? Yoksa önlem almamayı normalleştirmemiz mi?
Türkiye’de 2025’in adı tek kelimeyle yorgunluk oldu.
Geçim derdi, gelecek kaygısı, güvensizlik… İnsanlar “nasıl yaşarım”dan çok “nasıl dayanırım” sorusuna cevap aradı. Bu, bir toplum için en tehlikeli eşiktir. Çünkü dayanmak, bir süre sonra sorgulamamanın bahanesi olur.
Deprem gerçeği yine kendini hatırlattı.
Ve yine aynı cümleler kuruldu: “Unutmamalıyız.”
Ama dürüst olalım…
Biz bu ülkede en çok unutmayı iyi biliyoruz.
Deprem geçiyor, kamera kapanıyor, sorumluluk buharlaşıyor. Sonra bir sonraki sarsıntıda aynı şaşkınlık, aynı acı, aynı cümleler.
Siyaset mi?
Bol gürültü, az çözüm.
Herkes konuşuyor ama kimse gerçekten dinlemiyor. Demokrasi, sadece oy vermek sanılıyor; itiraz edenler rahatsızlık unsuru gibi görülüyor. Oysa bir ülkede insanlar konuşmaktan korkuyorsa, orada sorun muhalefette değil, iklimdedir.
Şunu da söyleyelim:
Halk aptal değil.
Kim samimi, kim rol yapıyor görüyor.
Ama siyaset hâlâ “idare eder”e oynuyor. Oysa bu ülke artık idare edilmiyor; erteleniyor.
Yine de her şey karanlık değildi.
Çünkü bu yıl da susmayanlar vardı.
“Böyle gelmiş ama böyle gitmek zorunda değil” diyenler…
Belki kaybettikleri çoktu ama seslerini vermediler.
2025 bize acı bir ders bıraktı:
Sorunlarımızı inkâr ettikçe büyüyorlar.
Alıştıkça kökleşiyorlar.
Ve her “sonra bakarız” dediğimiz şey, bir gün kapımıza dayanıyor.
O yüzden bu yazı bir yeni yıl temennisi değil.
Bir uyarı.
Bir yüzleşme.
Yeni yıl, eski hataları parlatıp önümüze koymasın.
Aklı, vicdanı ve sorumluluğu erteleyenlere de alkış tutmasın.
Çünkü artık biliyoruz:
Bu ülkenin sorunu umutsuzluk değil.
Ciddiyetsizlik.
Ve bunu düzeltmeden hiçbir yıl gerçekten yeni olmayacak.
Yinede herkese güzel bir yeni yıl dilemek adettir.
Herkesin yeni yılı yüreğinden ne geçiyorsa, öyle gelsin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 9 Ocak 2026, 11:40

    Öncelikle şunu belirteyim; Yazdığınız her kelimede haklısınız.
    Aleviler, Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyetinin onurlu birer vatandaşıdır. Bizi yönetenlerde bu ülkenin ağaları değil Halkın hizmetkarlarıdır. Benim oyumla bana hizmet etmek için göreve gelip, benim vergilerimle maaş alıp bana hakaret edemezsin.

    Cevapla
Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!