Pınar Erdem
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. İlişki, iki insanın tek bir şeye dönüşmesi değildir; birbirini tanıyarak, güvenerek, öğrenerek yan yana durabilmeyi başarabilmektir.

İlişki, iki insanın tek bir şeye dönüşmesi değildir; birbirini tanıyarak, güvenerek, öğrenerek yan yana durabilmeyi başarabilmektir.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İlişki, iki insanın tek bir şeye dönüşmesi değildir; birbirini tanıyarak, güvenerek,
öğrenerek yan yana durabilmeyi başarabilmektir.
İlişki, çoğu zaman yanlış bir yerden tanımlanır. Aynı olmanın, her konuda uzlaşmanın ya da
hiç çatışmamanın ilişkiyi güçlü kıldığı düşünülür. Oysa sağlıklı bir ilişki, benzerlikten çok
temas kurabilme kapasitesiyle ilgilidir. İki insanın birbirini yok etmeden, kendi benliğini
koruyarak bir bağ içinde kalabilmesi, ilişkinin gerçek gücünü belirler.
Bir ilişkinin temeli, tanımaya dayanır. Tanımak; yalnızca sevilen, beğenilen ya da kolay olan
yönleri görmek değildir. Karşı tarafın zorlandığı yerleri, sınırlarını, sessizliklerini ve
savunmalarını da fark edebilmektir. İnsan, ancak tanıdığı birine gerçekten yaklaşabilir.
Yakınlık ise zamanla güveni doğurur. Güven, ilişkinin kendini güvende hissettiren alanını
oluşturur ve bu alan olmadan bağ derinleşemez.
İlişkiler öğrenilen bir süreçtir. Kimse bir ilişkiye hazır bilgiyle başlamaz. Birlikte geçirilen
zaman, paylaşılan deneyimler, anlaşmazlıklar ve onarımlar bu öğrenmenin parçalarıdır.
Öğrenmek, karşı tarafı değiştirmeye çalışmak değildir; onun dünyasını, bakış açısını ve
duygusal ritmini anlamaya niyet etmektir. Bu niyet, ilişkiyi yüzeyden çıkarıp gerçek bir bağa
dönüştürür.
Yan yana durabilmek, ilişkinin belki de en zor ama en gerçek halidir. Aynı düşünülmediğinde,
aynı yerden bakılmadığında ya da hayat farklı yönlere savurduğunda bile ilişkide kalabilmek;
duygusal bir beceridir. Bu, her şeye katlanmak ya da kendinden vazgeçmek anlamına gelmez.
Aksine, bireyselliği koruyarak bağı sürdürebilmektir. Çünkü ilişki, yalnızca uyumun değil;
farklılıkların da birlikte taşınabildiği bir süreçtir.
İlişki; iki insanın tek bir şeye dönüşmesi değildir. Aksine, birbirini tanıyarak, güvenerek ve
öğrenerek yan yana durabilmeyi başarabilmektir. Çünkü ilişki; aynı dünyaya farklı gözlerden
bakabilmeyi, farklı deneyimlere rağmen ortak bir duyguda buluşarak temasta kalabilmeyi
gerektirir. Bu temas, yalnızca uyumlu anlarda değil; ayrışılan, zorlanılan ve anlaşılmanın
güçleştiği zamanlarda da korunabildiğinde gerçek bir bağdan söz edilebilir. Çünkü ilişki,
kendiliğinden değil; bilinçle kurulan bir bağdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!