Yusuf Ziya Leblebici
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sanat
  4. Kadın aşıklarımızın en önemli temsilcilerinden biri: Aşık Sinem Bacı

Kadın aşıklarımızın en önemli temsilcilerinden biri: Aşık Sinem Bacı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanırım 2000 li yıllara girdiğimiz veya gireceğimiz yıllarda tanıştık Aşık Sinem Bacı ile… O günden bu güne değin bir çok projelerde birlikte olduk, yıllarca aynı sahneyi paylaştık. O bize hep yol gösterici bir ablamız oldu. Bu güne kadar hiç bir kırıcı sözünü duymadım, sanırım ben de onu kırmamışımdır. Bütün bunların yanı sıra, yaşayan kadın aşıklarımızın en güçlü temsilcilerinden biri olması, dik ve onurlu duruşu beni her zaman saygıya zorunlu kıldı.

      

Duruşundan asla taviz vermeyen, sanatı uğruna hala kendisini bir öğrenci olarak gören bir değerdir Aşık Sinem Bacı… Bence yeri doldurulamaz ozanlarımızdan birisidir.
Hakkında anlatacak veya yazılacak o kadar çok şey var ki, ne zaman ne de parmaklarımızın dermanı yeter!

Çoğumuz O’nu Anadolu folklorünün temsili olan kıyafeti ve “Kızıldere” ağıdıyla biliriz. Her ne kadar bu eseri başkalarına mal edilmeye çalışılmışsa da kanıtlarını ortaya koyup, “Kızıldere” ağıdının sözü ve bestesinin kendisine ait olduğunu kanıtladı. Aşık İhsani’nin eşi olması nedeniyle, halk bu eseri doğal olarak İhsani’den duymuştu…

Kimileri de Türkücü Yavuz Bingöl’ün annesi olan Aşık Senem Bacı ile karıştırarak bu ağıdı Senem Bacı’ya mal etmeye çalıştı. Asıl adı Filiz Yurdakul olan Sinem Bacı’nın yasaklı olduğu yıllarda ortaya çıkan türkücü Bingöl’ün annesinin bazı kaset kapaklarında Aşık Sinem Bacı’nın fotoğraflarına yer verdiği, kasetteki sesin ise kendisine ait olduğu söylendi-ki birine de ben şahit oldum…

Aşık İhsani’den ayrıldıktan sonra  kendi kabuğuna çekilip, sanatçıya verilmeyen değeri bekleyen Sinem Bacı, bu olumsuzluklar karşısında daha fazla dayanamayıp halkın isyanlarını, ağıtlarını ve haklı beklentilerini türküleriyle dillendirmek için tekrar sahneye çıktı. Kardelen Sanat Derneği ile hem halk için sanat üreten, hem de yaşamlarıyla halka örnek olan sanatçılara ödül verdiler…

“Dere böyle durulmaz, Gence kurşun sıkılmaz” derken isyanla ağıdı, “Haydin Bacılar” derken kadınların ezilmişliğine haykırışı ve cinsiyet ayrımına başkaldırısı, “Uyu Deme Uyumam” derken de halkını uyanmaya çalışması sanatçı kişiliğinin nirengi noktası oldu…

Türkolog-Yazar Ece Ataer, bir kaç yıllık titiz bir çalışmayla “Kızıldere’nin Sesi Aşık Sinem Bacı” isimli kitabında, Aşık Sinem Bacı’yı bizlere ve halkımıza çok daha iyi bir şekilde tanıtmaya çalıştı. Ataer, Kızıldere’nin gerçek ozanının 68 kuşağına harmanlanmış yaşamını anlatırken Sinem Bacı için şöyle diyordu: “Sırtında küçücük bedeninin kaldıramayacağı kadar ağırlığı taşıyan bir kadın…”

Düşüncelerin evrenselliğine, öğrenmenin zamanı ve yaşının olmadığına inanan Aşık Sinem Bacı, Yakın zamanda kaybettiğimiz İranlı Sanatçı Cavit Murtezaoğlu’ndan ders almaya başladı.

Murtezaoğlu, İran’da idamdan kaçıp ülkemize sığınan ve burada çok başarılı işlere imza atan birisiydi. Bir çok sanatçı yetiştirdi, bir çok sanatçı, sunucu, spiker de O’ndan ders aldı. Değerli sanatçı ve eğitmen Murtezaoğlu’nu da saygıyla anıyorum.

Sinem Bacı, Murtezaoğlu’nun desteğiyle “Uyu Deme” isimli eserine klip çekerek, eğitimle sesinin ve nefesinin ne denli değiştiğini bizlere gösterdi…

Yaşayan kadın aşıklarımızdan, sahip çıkılması gereken değerimiz Filiz Yurdakul bana göre gerek sisteme, gerekse hakettiği değeri alamamasından dolayı tekrar kabuğuna çekildi ve  çalışmalarını tek başına yapıyor.

Yakın zamanda Aşık Sinem Bacı’yı yeni eserleriyle aramızda görmek dileğiyle…

Yusuf Ziya Leblebici

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!