Neşe Dilekçioğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. Ankara Yok Sayılırken Cumhuriyet Hatırlanmaz(!)

Ankara Yok Sayılırken Cumhuriyet Hatırlanmaz(!)

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Dün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümüydü.
Bu tarih bir anma günü değil, Cumhuriyet’in varoluş belgesidir.
Ama görünen o ki, Ankara’yı yönetenler ve temsil ettiğini iddia edenler için bu tarih artık sadece takvim yapraklarında kalan bir detaydan ibaret gibi.
Keklikpınarı’nda, Atatürk’ü karşılayan Ankaralıların torunları yine görev başındaydı. Ankara Kulübü’nün öncülüğünde Kızılca Gün ilan edilmişti. Çünkü Kızılca Gün; bağımsızlık demekti, Cumhuriyet demekti, fetret dönemine girerek bitmeye ramak kalmış devletin yerine yeni devlet kurulması demekti ve Ankara Başkent, Atatürk ise o devleti kurucu başkanıdır demekti…
106 yıl önce Kızılcagün çağrısı için yakılan sinsin Ateşi, birlik, Milli Mücadele ve dirlik çağrısıdır.
O gün yakılan ateş, Milli Mücadele için toplanma çağrısı idi…
1919 Aralık ayında yirmi bin nüfuslu bir kente elli bin kişinin akın ederek Gazi Paşa’yı karşılamasının, o günün imkânsızlıklarına rağmen, hürriyeti muhafaza etmek için gösterdiği çaba, fedakarlık ne oldu?
O ruha ne oldu?
 Dün itibarıyla Ankara’yı temsil etmesi gerekenler neredeydi?
Başkent Ankara’nın 36 milletvekili, belediye başkanları, protokol listelerinde isimleri altın harflerle yazılanlar…
Hiçbiri yoktu.
Yanlış anlaşılmasın: “Az katılım” değil, neredeyse tam yokluk söz konusuydu.
Ankara Kulübü Başkanı Sayın Metin Özaslan’ın tüm davetlerine rağmen, bu tarihsel sorumluluğu taşıyanlardan yalnızca bir Tokat milletvekilinin katılmış olması, utanç verici bir tablodur. Bu tablo, Ankara’nın nasıl sistemli biçimde değersizleştirildiğinin açık göstergesidir.
Bugün Ankara yalnızca fiziki olarak değil, siyasi olarak da boşaltılmaktadır.
Yetkiler, etkinlikler, semboller, hafıza…
Ne varsa İstanbul’a taşınmakta; Ankara ise sadece “resmî adres” olarak bırakılmaktadır.
Oysa Ankara’yı başkent yapan şey binalar değil, iradedir.
Ankara’yı Ankara yapan şey alışveriş merkezleri değil, Cumhuriyet bilincidir.
Keklikpınarı’na gelmeyenler şunu bilmelidir:
Bu, bir programa katılmamak değildir.
Bu, Atatürk’ün yürüdüğü yola sırt dönmektir.
Bu, Cumhuriyet’in kurucu hafızasını yok saymaktır.
Sayın Metin Özaslan’ın rahatsızlığı kişisel değildir. Bu rahatsızlık;
Ankara adına,
Cumhuriyet adına,
gelecek kuşaklar adına duyulan haklı bir öfkedir.
Çünkü Cumhuriyet, törenlerle değil ama tarihe sahip çıkmakla yaşar.
Ve o gün Keklikpınarı’nda olanlar, bu sorumluluğu taşıyanlardı.
Olmayanlar için ise soru nettir ve kaçışı yoktur:
Cumhuriyet’in kalbi Ankara’da atarken, siz neredeydiniz?
Ve daha önemlisi:
Ankara’yı yok sayarak hangi Cumhuriyet’i savunduğunuzu sanıyorsunuz?
Bu yazı bir davet değil, bir kayıttır.
Tarih unutmuyor.
Ankara hiç unutmuyor.
Cumhuriyet ise kendisine sırt dönenleri mutlaka not ediyor….

Bir Cevap Yaz Nafiz Yayla İptal

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 28 Aralık 2025, 19:27

    Kaleminize sağlık değerli Hocam
    İnşallah sizin bu uyarılarınızı konunun muhatapları dikkate alır.

  2. 29 Aralık 2025, 10:27

    SON DERECE DOĞRU TESPITLERLE BEZELİ BİR YAZI. KALEMİNE SAĞLIK ELDİVAN KIZI 👏👏👏👏👏👏🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!