Neşe Dilekçioğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. Emeklinin *öt Maaşı

Emeklinin *öt Maaşı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Ne verelim abime?
‘Çek bir büryaaan takviyeli ossuun!’ söylemi çok
gerilerde kaldı. Emeklinin her ay başı maaşını cebine koyup, lokantada efelik yaparak ailesine kebap ısmarladığı günler mazinin sayfalarındadır artık.
Lakin: Emeklilerin, işçilerin, memurların köylülerin, küçük esnafların dışında üst tabakanın hayatı her gün kebap sayılır.
Açlık sınırında yaşayan emekliler ise dertlerle kaynayıp dururlar.  Ankara Ulus semtinin dar sokaklarında, banyosu, tuvaleti olmayan otellerde ucuz fiyatlarla yaşamaya mahkum edilmişlerdir. Eşi ölenler, yalnız kalanlar, terk edilenler, çoluk çocuğunun yalnızlığa ittikleri ise birkaç kişi köhne binaları kiralayarak beraber yaşamaya çalışmaktadırlar.
Daha zorda olanlar da var elbette.
Örneğin hastanelerin acil servisi, girişlerinde, sandalye tepesinde hiç değilse: “Bir geceyi geçireyim!” diyenler de yok değil..
Hasta garantili beş yıldızlı otel kıvamında olmasa da ‘günü kurtarmak’ adına mutlu oluyorlar o emekliler. Bu, ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ lafzını da iç ediyor aynı zamanda. Devlete olan inanç, böyle böyle zamanla bitiyor. Buraya bir not da düşeyim: ‘Şehir Hastaneleri’ denen, patronlarına para basan darphaneler, aynı zamanda ticaret yeri. ‘Kazan kazan’ misali çalışıyor. Ne ararsan var..
Hiç bir yerde bulamadığım ruj markasını ve rengini hastamın sonuçlarını beklerken görüp, bir koşu gittiğim makyaj ve bakım malzemesi satan tanınmış işletmede bulduğum da bir vakıadır dostlar.
Bir nevi alışveriş merkezi gibi..
Cazibe merkezi olunca da refakatçi pozunda emeklilerin rahat koltuklarda geceyi geçirmesi kaçınılmaz oluyor tabii.
Korumaları görünce hastası ağırlaşmış gibi gözyaşı dökerlerse, inandırıcılıkları daha da artıyor.
 Kapının önüne konulmuyorlar bu durumda.
Şaka gibi değil mi?
Ama gerçek.
Devlet kendisine yıllarca hizmet etmiş yorgun emeklisine yaşlılığında rahat  konforlu bir yaşam sunamıyorsa, süründürüyorsa, maaşlarını iyane verir gibi  gıdım gıdım sunuyorsa ne demeli peki?
‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ demeli elbette.
Türklerin kadim geleneğinden gelen ‘yaşa ve yaşat’ felsefesi budur…
Şimdi gelelim kök maaşa…
‘Kök Maaş’ denen uygulama emeklinin hayatında yeni bir felsefe. Bir tür aldatmaca yani. Kök deyince akla ağaçlar ve kökleri gelir ya:
Emekli için artık ekonomi değil de, botanik konuşuluyor olmalı. Emeklinin kökü mü var? Kökü mü kurusun? Kök mü salsın?  Köksüz mü kalsın? Daha birçok düşünce usumuzu zorluyor. Bu ‘kök maaş’ anlaşılmadı galiba. Bir destek değil tabi ki(!) Köstek olduğu sırıtıyor da emekli ‘köksüz’ gibi davranınca köklendikçe kökleniyor bazı zahmetler.
Ne kadar kök, o kadar hayat.
Her zam dönemi büyük bir heyecanla başlıyor. Televizyonlar açılıyor, grafikler hazırlanıyor. Uzmanlar ciddi yüz ifadeleriyle konuşuyorlar. Emekli de dikkat kesiliyor. Sonra cümle geliyor:
“Zam kök maaşa uygulanacaktır.”
İşte o an…
Heyecan yerini tanıdık bir sükûnete bırakıyor.
Çünkü kök maaş, emeklinin hiç görmediği ama sürekli etrafında dönen hayali bir rakam.
Yüzde 40 zam alırsınız.
Ama maaşınız aynı kalır.
Bu, ancak emekliye özgü bir mucizedir.
Market raflarında fiyatlar yapraktan dala, daldan gövdeye koşarken; emeklinin maaşı kökünde sabitlenir. Ne yukarı çıkar ne de hayata tutunur. ‘Kökten çözüm’ denir ama çözüm hep kökte kalır da, bir türlü sofraya uğramaz.
Devlet emekliye matematik öğretmeye kararlıdır.
Toplama değil, çıkarma…
Çarpma değil, sabretme…
“En düşük maaşı veriyoruz.” denir.
Ama o maaş, geçim için değil, hayatta kalma simülasyonu içindir.
Emekli artık zamdan çok tamamlama bekler.
Tamamlanan şey maaş değil, ayın sonudur.
Ay sonu da bazen tamamlanmaz, ertesi aya devredilir.
KÖK maaş sayesinde emekli büyük bir gerçeği öğrenmiştir:
Zam, her zaman cebine uğramaz.
Müjde, her zaman mutfağa inmez.
Rakam, her zaman ekmek olmaz.
Ve emekli her açıklamadan sonra aynı cümleyi kurar:
“Demek ki yine kökten *öt olacağız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!