1. Haberler
  2. Doğa
  3. El Niño Dünyayı Vuruyor: Sıcak, Kuraklık ve Yangınlar Can Alıyor

El Niño Dünyayı Vuruyor: Sıcak, Kuraklık ve Yangınlar Can Alıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünyanın gözü Pasifik’teki El Niño’ya çevrildi. Dünya Meteoroloji Örgütü, 2026’nın son aylarında çok güçlü bir El Niño beklerken, etkilerin 2027’ye kadar sürmesi öngörülüyor. Ancak dünya daha El Niño’nun zirvesine ulaşmadan ağır bir tabloyla karşı karşıya. Avrupa’da aşırı sıcaklarla bağlantılı fazla ölümler 35 bini aşarken, Asya’da kuraklık ve yangınlar milyonlarca insanın yaşamını etkiliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün 3 Eylül tarihli son değerlendirmesi, El Niño’nun hızla güçlendiğini ortaya koydu. WMO’ya göre olayın Şubat 2027’ye kadar devam etme ihtimali neredeyse yüzde 100. El Niño’nun yıl sonuna doğru “çok güçlü” seviyeye ulaşması beklenirken, yağış ve sıcaklık düzenlerinde meydana gelecek değişikliklerin sel, kuraklık ve aşırı sıcak riskini artırabileceği belirtiliyor.

Avrupa’da 35 binden fazla fazla ölüm

2026’nın en ağır bilançosu ise Avrupa’dan geliyor. Yaz boyunca art arda yaşanan sıcak hava dalgalarında en az 35 bin fazla ölüm kaydedildi. Üstelik bu rakam kıtanın yalnızca yaklaşık yarısından elde edilen henüz tamamlanmamış verilere dayanıyor. Almanya’da yaklaşık 14 bin, Fransa’da 7 binin üzerinde, İspanya’da ise yaklaşık 5 bin sıcaklık bağlantılı ölüm tahmin ediliyor. Uzmanlar gerçek rakamın daha yüksek olabileceğini belirtiyor.

Burada kritik nokta ise şu: Bu ölümlerin tamamını El Niño’ya bağlamak mümkün değil. Avrupa’daki aşırı sıcakların temelinde insan kaynaklı küresel ısınma bulunuyor. El Niño ise küresel sıcaklıkları ve bazı bölgesel hava koşullarını daha da etkileyebilen doğal bir iklim olayı.

Asya’da kuraklık ve yangın alarmı

El Niño’nun etkileri Asya’da daha farklı bir tablo yaratıyor. Sri Lanka’da kuyular ve sulama kaynakları kururken, bazı bölgelerde ailelere su ancak birkaç günde bir ulaştırılabiliyor. Birleşmiş Milletler, El Niño’nun güçlenmesiyle Asya ve Pasifik’te en az 8,2 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.

Hindistan’da ise zayıf muson yağışları tarımı tehdit ediyor. Haziran ayında yağışlar normalin yüzde 35 altında kaldı. Ağustos ayında da yağış açığının sürmesi; pamuk, soya, mısır ve pirinç gibi ürünlerde verim kaybı endişesini artırdı. Eylül yağışlarının da yetersiz kalması halinde ülkenin yaklaşık 20 yılın en zayıf musonlarından biriyle karşılaşabileceği belirtiliyor.

Endonezya’da ise kuraklık yangınları büyütüyor. Borneo ve Sumatra’da 200 bin hektardan fazla alanın yanması, bölgeyi son yılların en ağır duman krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı. Yangın dumanı Malezya, Singapur ve Filipinler’e kadar yayıldı. Endonezya’da 50 binden fazla solunum yolu enfeksiyonu bildirilirken, 1,4 milyondan fazla öğrenci uzaktan eğitime geçti.

Asıl tehlike henüz başlamamış olabilir

Bilim insanlarının en büyük endişesi, mevcut tablonun El Niño’nun henüz zirveye ulaşmadığı bir dönemde ortaya çıkması.

WMO, en ciddi tarımsal ve gıda güvenliği etkilerinin 2026’nın sonlarında ve 2027’de belirginleşebileceğine dikkat çekiyor. Kuraklık, aşırı yağış, sıcak hava dalgaları ve yangınlar aynı anda farklı kıtalarda etkili olursa, bunun yalnızca bir iklim sorunu değil; gıda fiyatlarından su kaynaklarına, sağlıktan küresel ekonomiye kadar uzanan zincirleme bir krize dönüşme riski bulunuyor.

Dünya şimdi iki ayrı tehdidin kesiştiği bir döneme giriyor: İnsan kaynaklı küresel ısınmanın yükselttiği sıcaklıklar ve güçlenen El Niño.

2026’nın sıcaklık bilançosu şimdiden on binlerce fazla ölümle anılırken, uzmanların asıl uyarısı 2027 için: “El Niño henüz zirveye ulaşmadı.”

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir