Erdem Kaya

USANDIM

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Usandım be!
Son günlerde her şeyden iyice usanır oldum…
Yüzümüzü güldürecek hiçbir şey kalmadı sanki. İnsanlar pimi çekilmiş bomba gibi, kimseye bir şey demeye gelmiyor hemen tepene çullanıveriyorlar. Linç ediyorlar hiç acımadan.
Haklı haksız diye bir kavram kalmadı artık, çünkü herkes haklı. Bencillik, hayasızlık, aymazlık, ahlaksızlık,
adaletsizlik diz boyu.
Ne oldu bize? Biz böyle bir toplum değildik.
Evet biz her dönem sıkıntılar yaşar, ama bu sıkıntıları aşmanın yolunu bir şekilde bulur, halk olarak
birbirimize sırtımızı yaslar, zorlulara birlikte dayanırdık.
Bilirdik ki sırtımızı yasladığımız, dağ gibi sağlam dururdu arkamızda. Bırakın şimdi birine sırtımızı yaslamayı, arkamızı dönmeye bile korkar olduk.
Komşu komşuyu gözetir, esnaf mahalleliyi kollar, gençler büyüklerine saygıda kusur etmez, büyüklerde
dualarını eksik etmezdi üzerimizden.
Yozlaştık…
Birbirimizden uzaklaştık…
Ya da uzaklaştırıldık…
Ama ben bu durumdan hiç memnun değilim. Belki sizde değilsiniz ama dile getirmiyorsunuz, ya da her şeyi akışına bıraktınız.
İnceldiği yerden kopsun diyor, olabilirsiniz de.
Hayır! Sakın kopmasın…
Kopmadığı halde bir araya gelemiyoruz, eğer koparsa hepten dağılırız.
Toplumsal barışa ahlaka, adalete ihtiyacımız var. Bunu yine bizler düzeltebiliriz.
Yeter ki biz birbirimizin elini bırakmayalım.
Ama bırakacağımız şeylerde var tabi;
Mesela; iyice çamurlaşan siyaseti, siyasetçileri bırakacağız.
Onların derdi ülke değil koltuk. Öyleyse biz ülkemize sahip çıkıp, siyasetçilerin oyunlarına gelmeyeceğiz. Bizi birbirimize düşürmelerine izin vermeyeceğiz. Bizim aklımızla oynamalarına müsaade etmeyeceğiz. Körü körüne onlara bağlanmayacağız.
Unutmayalım ki bizim onlara değil onların bize ihtiyacı var.
Halkı umursamayan, kendileri kepçeyle götürürken, halka çay kaşığı ile veren, bununla da böbürlenerek
övünen aymaz siyasetçilerden yakamızı kurtaracağız.
Her şey onların istediği gibi olsun diye dayatan, kokuşmuş siyasetçilerden usandım.
Mesela; spor olmaktan çıkan bazı spor dallarını bırakacağız.
Göz göre göre el altından spor adına yürütülen oyunları fark edip uyanacağız artık. Bizim umutlarımızla,
hayallerimizle oynayıp, toplumsal olaylardan bizi uzak tutup, gündemi değiştirerek bizi oylamamalarına izin vermeyeceğiz.
Milyonlar kazandıkları halde, hala bizim cebinizdeki üçbeş kuruşu nasıl alırız derdinde onlar.
Eskiden sporun bir duruşu vardı. Şimdiki duruş, para para para….
Sporu Ahlaksızca yapan, yöneticilerden, sporculardan, taraftarlardan usandım…
Mesela; kendi mahallesindeki halkı kazıklamaya çalışan, defolu, bozuk mal satmaktan utanmayan, fahiş
fiyatlara halkı ezmeye çalışan esnafı bırakacağız.
Biz alışveriş yapmazsak o bir hiç. Eğer bunu ona fark ettirmezsek daha kasadan çok eli boş geri döneriz.
Nerde o eski; paran yoksa sonra verirsin, önemli değil kalsın, geri kalanı geçerken verirsin, vermesen de
helal olsun diyen esnaflar.
Kasada ödeme yaparken, üç kuruş da olsa, para yetmeyince kasadan müşteriyi geri çeviren, işte o
esnaflardan usandım….
Mesela; Komşusu açken yatan komşuyu bırakacağız.
Eskiden komşular mahallenin bütün çocuklarına sahip çıkardı. Başı sıkışan komşuya koşardı.

Şimdi komşunun zilini çalsan kapıyı açmaz. Bayram olur bayramlaşmaz. Hiçbir anında yanında olmaz.
İşte bu vurdum duymaz komşulardan usandım…
Mesela; Çok bilmiş ukala gençlerden usandım.
Eskiden bir büyük gördü mü yardımına koşan, çalışkan, dürüst, kibar gençlerimiz vardı. Mahallede kimin
ihtiyacı olsa yardımına koşar, karşılık beklemeksizin yardım ederdi.
Şimdi; karşılıksız bir adım atmayan bir gençlikle karşı karşıyayız. Büyüklerine yer vermeyen, onları hakir
gören, anne babaya saygıyı sevgiyi maddiyata bağlayan bir gençlikle yüz yüzeyiz.
Tabi onları da biz yetiştirdik. Çağdaş özgür yetiştiriyoruz ya sözde.
Özgürlük diye saygısızlığı, açık sözlülükle patavatsızlığı kendinde hak gören gençlerden usandım.
Mesela; Gençleri hizmetçileri, olarak gören, gençlerin büyüdüklerini kabullenmeyen büyükleri bırakacağız.
Eskiden liseden çıkan gençlerin bilgisine saygı duyan, onların artık ayakları üzerinde durabileceğine inana
büyüklerimiz vardı.
Hala, aklın yaşta değil başta olduğunu kabullenmeyen büyüklerden usandım…
Kendi düşüncelerini dayatan, başkalarının düşüncesine saygı duymayan, kibir kuyusuna düşünlerden
usandım.
Hep ben, benim, ben bilirim, ben yaparım, benim hakkım diyen bencillerden usandım.
Dedim ya her şeyden, birçok şeyden usandım artık…
Tv den… Haberlerden… Dizlerden… amaçsız sohbetlerden…
Usandım, usandım be arkadaş!
Ama usanmadığım tek şey var; Sanat.…
İyi ki sanat var… İyi ki bende sanatın içinde varım…
Böyle bir zenginlikten, böyle bir varoluştan nasıl usanır ki insan?
Mesela Kitap fuarlarında; edep var, edebiyat var, nezaket var, saygınlık var, asalet var, bilgi var…
Mesela sahnede; coşku var, kültür var, ahlak var, adalet var, varoluş var, dik duruş var…
Mesela Ressamın fırçasında; sadece renkli boyalar değil, dünya var, hayat var, kâinat var.
Mesela Müzikte; ritim var, nota var, tını var, dere var, deniz var, bahar var yaz var, kurt var kuş var, arı var
bal var, yani can var, nefes var.
Yani kısacası sanatın içinde yaşamın iksiri var…
Yani bunca kötülüğün, karmaşanın arasında iyi ki sanat var.
Sanatın kimseyle bir derdi yoktur. Sanatın derdi, kötülerle, kötülerin kötülükleriyledir…
Var olduğundan beri sanat; hep insanın mücadelesini anlatmış, insanlara çıkış yolu göstermiştir.
Sanatın devri olmaz, her devrin sanatı olur. Sanat her devir var olur.
Eğer bizde sanatın ipine sıkıca sarılırsak, her türlü kötülüğe güçlü göğüs gerer, kötülükleri kolayca bertaraf ederiz.
Ben kendi adıma hep öyle yaptım…
Bu zamana kadar, yalana, dolana, ihanete, haksızlığa, riyaya karşı hep sanatla dimdik durdum ayakta.
En güçlü dayanağım sanattı…
Onun için hiç usanmadım, çünkü sanatla varım…
Sizde gelin, sanatın bir ucundan da siz tutun, işte o zaman benim ne demek istediğimi çok daha iyi
anlayacaksınız…
Önce bakmakla görmek arasındaki farkı keşfedelim olur mu?
Mesela; Kâinat bir sanattır.
Yani sanat, hayattır…
Saygılar.
11.06.2026 / Erdem KAYA
erdemkaya.gonulsesi@hotmail.com

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Varol Erdem Hocam her daim sanatın yanındayız,bizler hiçbir zaman bu oyunlara prim vermeyeceğiz.Duruşumuzu bozmayanlardan olacağız .

    Cevapla