Ayten Turan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. ‘’ Türkiye’de Siyasetin Gölgesinde kalan Kadınlar ”

‘’ Türkiye’de Siyasetin Gölgesinde kalan Kadınlar ”

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ülkemizde her gün çirkin bir siyasetin yaşandığını görüyoruz. Aslında buna siyaset denir mi, çok da emin değilim. Özellikle kadın olarak siyasetin tam olarak neresinde olduğumuzu da çok bilmiyorum. Öyle meydanlarda kadınların siyasi parti liderlerinin arkasında yürümesi ya da kadınların siyasi partiler adına kendi isimleri olmadan sahada çalışıp sonra unutulmaları, kadın kollarında görev almaları veya kadınların siyasi liderlerin katıldığı saha çalışmalarında siyasi lidere sınırı aşan ilgileri, fotoğraf çekinmek için yaşanan çirkin görüntüler… Ya da ne bileyim, kadın kollarında yer alıp bunu bir vasıfmış gibi görerek bazılarının siyaset yaptığını sanması bana “Kadınlar siyasetin içinde mi, yoksa sadece siyasi partilerin gölgesinde mi?” sorusunu sorduruyor.

Evet, kadınlar muhakkak siyasetin içinde olmalı. Donanımlı duruşu ve bilgisiyle birilerinin arkasında değil, siyasetin tam göbeğinde kendilerinden söz ettirip siyasi yoluna hakkıyla emek vermeli.

Burada yanlış anlaşılmasın. Siyasi yolları için hiçbir beklentisi olmadan sahada, meydanda çok emek veren, kendinden çok fedakârlık yapan kadınlarımız var. Onlara saygıyla beraber, kendileri için de emek vermeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Çünkü çok şahit oldum; aç, susuz, soğukta, sıcakta çok emek verip siyasi yollarını ön plana koymak için çalışan kadınlarımızın maalesef ki partilerinin içinde çok da değer görmediğini biliyorum.

Evet, bir dava için fedakârlık yapılıyor olabilir. Ama kadına yer verilmeyen bir siyasi gücün içinde çıkıp da yaz kış sahada yorulmanın bana bir anlamı yok gibi geliyor. Amaç makam değil; Tabi ki, saygı ve bu emeğin bir karşılığı da olmalı. Kadınlarımız sahada kendi masraflarını, ulaşım masraflarını kendi karşılıyor ve o emekleri görmezden geliniyorsa kusura bakmasın kimse; fazla fedakârlık, fazla iyilik değer görmüyor siyaset denilen olgunun içinde.

Çünkü kadınlar bu kadar eziyet yaşarken siyasi lider ve ekibi sefa içinde, son model arabalarda yaşıyorsa buna adalet demem. Bu körlüğün içinde de bir kadın olmamalı bence.

Bir de kadın siyasetin içindeymiş ya da siyaset bilgisi çokmuş gibi birilerinin arkasına takılıp kendi benliklerini unutup siyasi liderlere yaranmak için yanlarında değil, bakın özellikle diyorum, yanlarında değil, arkalarında yürüyen; süslü halleriyle o siyasi liderin yanında sözde güç mü, süslü bebek mi olduğu belli olmayan hanımlar…

Size üzücü bir şey söyleyeceğim. İnanın, bu siyasi sözde liderler kadınları sadece yanlarında renk olsun, toplum gözünde “Bakın, kadınlar da yanımızda.” demek için bulunmasını istiyor. Sözde kadın haklarından konuşan, kadına şiddeti kınayan ama kendi kadınına şiddet uygulayan, siyasi bazı liderler sizlere toplum önünde konuşma verirken bile “Kadın haklarını konuşun.” deyip yönlendirenler var ya, o koltukta sizden güç almak için varlar.

İnanın, sizin olmadığınız zamanlarda akıllarına bile gelmediğiniz gibi farklı muhabbetlerde de kadınlar geçiyordur; isimlerinizi bile hatırlamadan, “Ha, şu sarı saçlı ya da uzun boylu olan mı?” Gibi gibi sözlerle konuşuyor olabilirler, siz anladınız artık.

Bir de değinmeden edemeyeceğim. Canım kadınlar, o nasıl bir siyasi lider sevdasıdır? Sizde hiç mi gurur yok? Siyasi lideri meydanlarda öpmek, sarılmak, adamlarla öyle fotoğraf çekinmek için sıkıştırmak, bir şeyler yedirmek, telefon numarası vermek nedir?

Sanmayın ki o siyasi önde giden adamlar bu hareketlerinizden memnun. Nerede olursanız olun, kadın gibi onurlu ve erdemli davranın. Bu yılışık hareketler gerçekten bazen herkese “Yok artık!” dedirtiyor. Bu, siyasi bir sevda olamaz.

Neyse, efendim eteğimizdeki taşları döktüysek, konumuza dönelim evet  kadınlar siyasette olmalı ama siyasetin gölgesinde değil, kadınlar gerçekten siyasetin içinde olmalı. Çünkü biz kadınlar siyasetin içinde olmazsak, erkek egemen bir siyasette en çok acı çeken taraf oluruz.

Çünkü Cumhuriyet, kadınların gücü ile çok sınandı. Anadolu kadını ya da daha öncesi Türk boylarında da, kadın varsa başarı ve adalet daha çok sağlandı. Eğer gerçek bilgi ve siyasi güçle siyasetin içinde kadın olursa gelecek için aydınlık günlerden daha çok söz edebiliriz.

Evet, ülkemizde kadın olmak bu kadar zorken siyasette kadın olmak daha zor ve güç. Çünkü siyasi seçimlerde bile kadın kotasını erkek belirliyorsa burada kadına adaletten bahsetmek gerçekten zor.

Ama her ne olursa olsun, bugün birçok yerde söz hakkımız varsa ve hakkını bilmeyen, ezilen kadınlarımıza yol gösterebiliyorsak, siyasette kadınların olması sebebiyledir.

Her şeye rağmen pes etmeden, her alanda olduğu gibi, belki bir erkeğin üç katı çaba göstererek yine o siyasetin gölgesinde değil, siyasetin ışık alan tarafında olmak için her zorluğa sabrederek olmak zorundayız.

Kadınlar kolu ya da başka bir nokta, bunun hakkıyla yapılması gerekli. Ve eminim ki sizler de benim kadar kadınların  siyasette daha çok söz hakkı olmasını istiyorsunuzdur.

Eskiye göre her ne kadar kadın sesini siyasette yükseltiyor gibi görünse de daha çok yol var alınması ve yürünmesi gereken.

Siyasi gölge olarak değil, birilerinin arkasında değil; tek ve dik bir şekilde, kadın ışığımızı saçarak yürümeliyiz.

Çünkü kadın ışığı, kadın aklı, kadın neşesi diye bir şeyin ülkemizde var olduğunu siyasetimize göstermemiz gerekli, değil mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir