Ayten Turan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. İKİ TARAF, TEK KAYIP CHP

İKİ TARAF, TEK KAYIP CHP

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnanın, nereden başlayacağımı ne diyeceğimi bilmeden başlıyorum yazıma.

Bir siyasi partiyi dışarıdan yıkmak kolay değildir. Hele ki bir asrı aşan geçmişi olan, Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etmiş bir partiyi…

Ama bazen tarih, en büyük yıkımların dışarıdan değil içeriden geldiğini gösterir.

Bugün CHP’de yaşanan tam olarak budur.

Günlerdir ekranlarda aynı tartışmaları izliyoruz. Mahkemeler, kurultaylar, delegeler, yönetimler, genel başkanlar…

Fakat bütün bu gürültünün içinde asıl kaybı konuşan yok.

Asıl kayıp; CHP seçmeninin birbirine olan güvenini kaybetmesidir.

Daha düne kadar aynı meydanlarda yürüyenler bugün sosyal medyada birbirlerini hedef gösteriyor. Aynı sandıkta görev yapanlar birbirine hakaret ediyor. Aynı partiye gönül veren insanlar, sanki yıllardır karşı cephelerde savaşmış gibi davranıyor.

Anlayacağınız,  iki tarafı da anlamaya çalışsam da artık anlamakta zorlanıyorum. Bayramlaşmayı bile ikiye bölüp, “kim daha kalabalık topladı” tartışmasına çevirmek gerçekten üzücü ve cahilce değil mi? Hepimiz biliyoruz ki her iki taraf da insanları araçlarla organizasyonlara taşıdı; bunda anormal bir durum yok. Asıl sorun bu değil.

Asıl sorun, birbirlerine kullandıkları o çirkin dil ve yakışıksız sözlerdir. Bir taraf, karşı tarafı kötüleyerek topladığı kitleyi galeyana getiriyor; diğer taraf ise yanlış bilgilerle, adeta yıllarca eleştirdiğimiz sağ siyasi anlayışın dilini kullanıyor. Oysa ikisi de bizim insanımız, bizim yol arkadaşlarımız.

Bugün yapılan şey, bizim evimizin ocağını söndürüyor. İçerideki yangını söndürmek yerine daha da büyütüyor.

Ben kendimi bildim bileli CHP’liyim ve ömrümün sonuna kadar da CHP’li kalacağım. Ancak bugün geldiğimiz noktada, benim gözümde partinin bir genel başkanı yoktur. Kurultay yapılıp her şey açık ve şaibesiz bir şekilde netleşene kadar, akıllarını başlarına toplayana kadar ikisini de tanımıyorum. CHP şu an başsızdır; ikisi de benim nazarımda hükümsüzdür.

İkisinin de konuşmalarını içim acıyarak dinledim. Tek düşündüğüm şey şu oldu: Yazık ettiniz kendinize…

Çünkü CHP hep var olacak. Ama bugün meydanlara doldurdukları, CHP ruhunu taşıyan insanların gözünde gün gelecek onlar unutulacak. CHP üyeleri, CHP emekçileri ve CHP’nin köklü mücadelesi ise yaşamaya devam edecek.

Şahısların önemi yoktur. Biriniz şov yapın, biriniz mağduriyet edebiyatı yapın; ama bilin ki CHP hiçbir zaman sizin ruh halinize göre yol almayacaktır.

Derler ki…

“Kurt dağdan inince köyün küskün itleri kardeş olurmuş.” (Sözüm meclisten dışarı.)

Hikâyeyi itten dinlersen kurdu, kurttan dinlersen iti düşman bilirmişsin. O yüzden sevgili CHP’liler; önce kurultay yapılsın, hem de şaibesiz, tertemiz ve herkesin içine sinecek şekilde yapılsın. Kim sandıktan çıkarsa başımızın üstünde yeri vardır.

Kimsenin lafına bakmadan, bu iğrenç nefret diline teslim olmadan yolumuza devam edelim. Çünkü önemli olan koltukta kimin oturduğu değil, CHP’nin hangi hedefe ve hangi anlayışla yürüdüğüdür.

Bugün ihtiyacımız olan şey ayrışmak değil, yeniden birbirimizi dinleyebilmektir.

Ama CHP nin içinde ki yanlışları da affetmeden kim yanlış yapıyorsa, o kapıdan uzaklaştırmak olmalıdır.

Şu saatten sonra CHP ruhunun, CHP anlayışının hata yapma lüksü yoktur.

” Unutmayın: Ayrılan yollar menzile geç varır, birleşen adımlarsa tarihi değiştirir.’

Öyleyse Tarihi değiştirmeye var mısınız?

 

 

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir