Ayten Turan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. TOKAT BOĞULUYOR: HES’LER KAZANIYOR, CİHET HALKI KAYBEDİYOR

TOKAT BOĞULUYOR: HES’LER KAZANIYOR, CİHET HALKI KAYBEDİYOR

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cihet Köyü…

Benim köyüm.

Maalesef ki, yeni yerleşim yeri sular altında kaldı…

Ve bugün bir kez daha soruyorum:

Bu yaşananlar kader mi, yoksa planlı bir ihmal mi?

Geçtiğimiz günlerde Cihet Köyü’nün yeni yerleşim alanında 20’den fazla evi su bastı. İnsanlar evlerini terk etti. Kimi eşyasını kurtaramadı, kimi yılların emeğini suya bıraktı.

Ama yetkililer yine aynı cümleyi kuracak:

“Yoğun yağış…”

Artık bu cümleye sığınmayın.

Tokat genelinde irili ufaklı 40’a yakın HES projesi ya tamamlandı ya da planlandı. Kelkit Havzası, Almus çevresi, dereler… Hepsi enerji adı altında parça parça teslim edildi.

Peki sonuç ne oldu?

Derelerin doğal akışı bozuldu.

Toprak suyu tutamaz hale geldi.

Vadiler beton ve boru hattına döndü.

Ve şimdi “su baskını” diyoruz.

Bu bir doğa olayı değil.

Bu, doğaya yapılan müdahalenin geri dönüşüdür.

HES’ler sadece suyu değil, köylerin kaderini de değiştirdi.

Eskiden taşkınlar olurdu belki, ama bu ölçekte, bu şiddette değil. Çünkü doğanın bir dengesi vardı.

O dengeyi kim bozdu?

Cihet Köyü’nde yaşananlar bir tesadüf değil.

Bir uyarıdır.

Ama gelin bir başka gerçeğe daha bakalım…

İslambükü mevkii.

Yıllardır “yeni yerleşim alanı” olarak gösterilen yer.

Ne altyapı var, ne doğru düzgün drenaj sistemi.

Ne de toprağı tutacak bir ağaçlandırma çalışması yapılmadı…

Buna rağmen insanlar oraya yönlendirildi.

Bu ne demek biliyor musunuz?

“Yaşayın, ama risk size ait.” demektir.

Bu, yönetim değil, bu, sorumluluktan kaçmaktır.

Yıllarca belediyecilik yapıldı, her ne kadar bugün belediyeliğimizi geri almaya çaba göstersekte bir zamanlar belediye olan köyümüzde o zamanlar neler oldu, çalışmalar neydi de bu kadar başarısız bir dönem yaşandı? Bunuda ayrı bir noktada sorgulamak gerekli

O dönemlerde sözler verildi projeler açıklandı.

Ama en temel mesele unutuldu:

İnsan.

Siyasi hesaplar, günü kurtaran projeler, vitrine oynayan yatırımlar…

Hepsi var ama altyapı yok planlama yok, öngörü yok.

Ve sonuç: Su basan evler, boşaltılan mahalleler, mağdur edilen insanlar…

Tokat’ın birçok noktasında benzer tablo var. HES yapılan bölgelerde suyun dengesi değişti. Ya kuraklık, ya taşkın, ortası yok artık çünkü doğayla inatlaşmanın sonucu hep aynıdır:

Kaybeden insan olur.

Bugün Cihet Köyü’nde yaşanan bu olay, yarın başka bir köyde yaşanacak.

Çünkü sorun yerel değil, sistematik.

Artık kimse “haberimiz yoktu” diyemez.

Herkes biliyor, herkes görüyor ama kimse sorumluluk almıyor şimdi soruyorum:

Bu kadar HES yapılırken, bu köylerin geleceği düşünüldü mü?

Yerleşim alanları belirlenirken, altyapı neden yapılmadı?

İnsanlar neden riskli alanlara yönlendirildi?

Ve en önemlisi…

Bu halkın uğradığı zararın hesabını kim verecek?

Enerji üretmek önemli olabilir.

Ama insanı yok sayarak yapılan hiçbir yatırım “kalkınma” değildir.

Bu bir tercih meselesi:

Ya doğayla uyum içinde yaşayacağız, ya da her yağmurda aynı felaketi konuşacağız.

Cihet Köyü sustu sanılmasın.

Bu yaşananlar unutulmaz.

Ve bu kez soru net:

Belediye başkanı olmak için verilen efor yarın o koltuklara oturunca Cihet köyü için verilecek mi?

Göz göre göre topraklarımızın üzerinde oynanan oyunlar bu seferde susulacak mı?

Bu sorular belediye olma yoluna giderken, Cihet halkının önünde cevaplanmalıdır.

Bugün başkan olma yolunda verilen süslü cümleler değil, ne kadar param var ,bu kadar para harcadımlar değil, artık icraat gerekli.

Her geçen gün insanların şehirlerden köylerine gitme isteği çoğalırken yaşanan olumsuzluklar her noktadan düzeltilmeli ve geleceğe daha güvenli bir noktada çalışmalar yapılmalıdır.

Yazımın sonunda öncelikle köyüm CİHET ve Türkiye’de su baskını heyelan sonucu zarar gören herkese geçmiş olsun diyerek yetkilileri göreve çağırıyorum…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir