Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek savcılığa verdiği ifadesinde, Ekrem İmamoğlu’nun adaylık karşılığı kendisinden 15 milyon euro talep ettiğini ve havale yöntemiyle 5 milyon euro ödediğini iddia etmiş.
5 milyon euro yaklaşık 266,000,000,00 tl yapar. 235,931 tl maaş alan Muhittin Böcek bu parayı 1,127 ayda yani 94 yılda ancak amorti edebilir. 5 yıl (60 ay) görev süresi var, geriye kalır 1,067 ay, oda yapar 89 yıl. Doğumundan ölümüne başkanlık yapsa ödenmesi mümkün olmayan bir paradan bahsediyoruz. Bir değil iki değil üç tane ömür lazım
Para seninse, nereden buluyorsunuz bu paraları, yada bu kadar para kazanabiliyorken neden belediye başkanlığına zorluyorsun? Yok para belediyeninse halkın parasını İmamoğluna verme yetkisini nereden aldın.
SORUM ŞU: BU PARAYI BEŞ YILDA NASIL GERİ KAZANACAKTIN, HANGİ USULSÜZLÜKLERİ YOLSUZLUKLARI YAPACAKTIN?
PARA BELEDİYENİNSE; SİZİN BABANIZIN MALIMI Kİ ÖNÜNÜZE GELENE PEŞKEŞ ÇEKİYORSUNUZ.
Bunuda itiraf ediyorsunuz. Akıl alır gibi değil. Ormanda ne kadar ağaç varsa gizli tanık olmuş. Pelit, Meşe, Gürgen. Şu memlekette neler olup bittiği ağaçlar bile bildi biz bilemedik.
Ne güzel memleket, Ye parayı gir içeri, At iftirayı çık dışarı.Yolsuzluğu yap
Soruşturmayı kap, Partinden kaç, Aklan paklanSallanda gel koçum benim.Bu tarafta kirli
Hooop öbür tarafa geç temiz. Hayali tanık, Belgeler yanık.Miş, mış, muş, cak, cek, cuk.
Gerisi okuyucuya kalmış.
Ankara’da yapılacak Nato zirvesi için 11 milyar 579 milyon 319 bin lira harcanmış ve halada harcanmaya devam ediyor. Ankaralıların bu hizmete ihtiyacı yok muydu? Var idiyse neden şimdiye kadar yapmadınız. Yok ise neden bu paraları harcıyorsunuz. Su ile yıkayınca silinecek olan makyajı neden yapıyorsunuz? Sırf oradan geçerken hoş görünsün diye mi?
Madem görüntü çirkinse bizim halkımız buna layık değil miydi de yapmadınız. Güzelse bu keyfi masrafa yazık günah değilmi?
Mahçup oluruz diye, Tramp’tan utanacağınıza, açlığa mahkum ettiğiniz, emekliden, işçiden, memurdan, tarlasını ekemeyen, mahsulünü satamayan çiftçi den, atanamayan öğretmenlerden, kısacası kendi halkınızdan utanın.
Nasıl oluyorda gece gündüz çalışarak aç kalabiliyoruz.
Sizede garip gelmiyor mu?
Nasıl oluyorda 28 bin lira asgari ücretle yada 20 bin lira emekli maaşıyla, 30 bin lira kira verip ikide çocuk okutuyoruz. Yoksa bir yerden çalıyorlar mı? Demeden edemiyorum.
Bu ekonomiyi emekli yönetse daha iyi olur çünkü, gerçek ekonomistler, bu bit kadar maaşla it kadar enflasyona dayananlardır.
Belediyelerde hazinede borç batağında, nasıl oluyorsa! Propaganda malzemesi yaptıkları camileri bile satıyorlar. Parkları, mesire alanlarını, sit alanlarını, meraları, yaylaları, akarsuları, dağları, toprağın üstünü ayrı, altını ayrı, fabrikaları, her şeyi satıyorlar. Arkadaş iyide bu paralar nereye gidiyor.
SGK primi ödeyene para yok, vergi ödeyene para yok. Ödemeyene para çok, af çok.
Birde Suriyeli muhacirlerimiz var.
İnsanın önce Suriye vatandaşlığı alıp sonrada tekrar Türkiye’ye mülteci olarak gelesi geliyor. Ne güzel yaşıyorlar benim ülkemde. Vergi yok, hastane masrafı yok, ilaç masrafı yok, maaş kartları, alışveriş kartları, erzak kolileri, iş garantileri. Şu ülkede Suriyeli olmak varmış.
Suriyeli ile mahkemelik ol kesin haksız çıkarsın bu kadar net.
Bütün dünya timsah gibi ağzını açmış ülkemizi yutmayı beklerken biz kurutmak yerine bataklığa su taşıyoruz. Ortadoğu’da İsrail’e karşı birleşmek yerine “miş” gibi yapmaya devam ediyoruz. Yalandan perdah atıp kuru naralarla icraatsız geçiştiriyoruz. Soykırıma seyirci kalıyoruz. Irak’ta sustuk, Libya’da sustuk, Suriye’de sustuk, Filistin’de sustuk, İran’da sustuk ve aynı susma politikasına devam ediyoruz.
Biz Amerikan’cımıyız. Bizim bir duruşumuz yok mu?
Can çekişiyoruz, her alanda çürüyoruz, eriyoruz, adım adım yok oluyoruz.
Allah’ın adaletine güveniyorum. İlla tecelli eder.
Neyse kalemin ucu sivri!
Ben aşağıya harfleri yazıyorum, siz gerekli kelimelerle lüzumlu cümleleri kurarsınız.
Her şeyi devletten beklemeyin canım aaa…
ABCÇDEFGĞHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ
Aşk-İle
Şair ve Yazar Birol Yıldız Hatipoğlu