GÜLHAN GENÇ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KÖŞE YAZISI
  4. Herkesin Bir Maskesi Var…

Herkesin Bir Maskesi Var…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan aynaya her baktığında kendi yüzünü gördüğünü sanır. Oysa çoğu zaman gördüğü şey, yıllar içinde üzerine eklenmiş beklentilerin, korkuların ve alışkanlıkların oluşturduğu bir portredir. İnsan dünyaya tek bir yüzle gelir; fakat hayat ona tek bir yüzün yetmeyeceğini öğretir. Bir gün sesini kısar, başka bir gün gözyaşını saklar, bir başka gün gülümsemesiyle içindeki fırtınayı örter. Zamanla maskeler, yüzünden daha tanıdık hâle gelir.

Kimse sabah uyandığında “Bugün hangi maskeyi takacağım” diye düşünmez. Hayat bunu sessizce yaptırır. Patronun karşısında ölçülü, müşterinin karşısında güler yüzlü, rekabetin içinde güçlü görünmeye çalışan bir karaktere dönüşürüz. Oysa belki de içimizden sadece sessizce bir köşeye çekilip dinlenmek geçiyordur.  Eve döndüğünüzde ise kapıyı açan siz olsanız bile, çoğu zaman içeri giren hâlâ gün boyunca taşıdığınız o roldür.

Ev, insanın maskelerini çıkarabildiği yerdir. Ne var ki gün içinde biriken yorgunluk, söylenemeyen sözler ve bastırılmış öfke, çoğu zaman en çok sevdiklerimizin yanında ortaya çıkar. Gün boyu sabretmek, alttan almak ve kendini kontrol etmek zorunda kalırsın; eve geldiğinde ise buna ihtiyaç duymaz, başkalarına gösteremediğin öfkeyi farkında olmadan sevdiklerine yöneltirsin. Çünkü insan, kendini en güvenli hissettiği yerde duygularını kontrol etmeyi bırakır. Bu yüzden dışarıda örnek gösterilen insanlar, evlerinde birbirlerini en çok kıran kişilere dönüşebilirler. Hayatın en sessiz çelişkilerinden biri de budur.

Dostlarımızın yanında ise farklı bir yüzümüz vardır. Güleriz, şakalaşırız, “İyiyim.” deriz. Oysa bazen bu tek kelime, insanın söylediği en büyük yalandır. İyi olduğumuz için değil, içimizdekileri anlatacak gücü kendimizde bulamadığımız için.

Aslında maskelerimizi başkalarını kandırmak için değil, kendimizi koruyabilmek için takarız. Küçük yaşlardan itibaren bize “Ağlama.”, “Güçlü ol.”, “Belli etme.” denildi. Duygularımızı bastırmayı öğrendik, ama onları sağlıklı bir şekilde yaşamayı öğrenemedik. Böylece zamanla nasıl hissettiğimizden çok, dışarıdan nasıl göründüğümüz önem kazandı. Belki de dışarıdan başarılı görünen birçok insanın içinde büyüyen boşluğun nedeni de budur.

Bugün iletişim çağında yaşıyoruz. Birbirimize ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay; buna rağmen birbirimizi gerçekten tanımak hiç olmadığı kadar zor. Herkes bir şeyleri gösteriyor, ama çok az kişi gerçekten kendini ortaya koyuyor. Belki de bu yüzden kalabalıklar büyürken yalnızlık da büyüyor.

Herkesin bir maskesi vardır. Ancak huzur, o maskelerle alkışlanmakta değil; onları çıkarabildiğiniz insanların varlığında saklıdır. Çünkü insanın gerçek özgürlüğü, başkalarının görmek istediği kişi olmakta değil, kendi olabildiği kişi olarak yaşayabilmesindedir.

Gülhan Genç / Düş(g)ünce

29.06.2026

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir