Erdem Kaya
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Edebiyat
  4. BİŞİ OLMAZ ABİ

BİŞİ OLMAZ ABİ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yine facia yine acı…

21 01 2025 sabah güne faciayla uyandık.

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki otelde çıkan yangında maalesef çok sayıda can kaybı yaşandı. İlk duyduğumuzda ölü sayısı 10 olarak açıklanmıştı. Tüm ülke bu 10 vatandaşımıza üzülürken ne yazık ki saatler ilerledikçe ölenlerin sayısının çok daha fazla olduğu görüldü. Bu yazıyı yazdığımda açıklanan ölü sayısı 76 idi diliyoruz ki bu sayı daha fazla artmasın.

Bu faciada hayatını kaybettiğimiz tüm canlara rahmet, yakınlarına sabır, yaralanan tüm vatandaşlarımıza da acil şifalar diyorum.

Yapılan tüm açıklamalarda yine ihmal, yine sorumsuzluk olduğu apaçık ortada.

Sıradan bir vatandaş üç beş katlı bir ev yapmak istediği zamanen, en ufak detayların eksikliğinde bile ceza kesilip, inşaat durdurulurken, böyle büyük, toplumsal hizmet veren yapıların eksikleri neden göz ardı edilir?

Böyle büyük, turistik bir işletmelerde böyle ihmallere nasıl göz yumulur?

Gerekli denetlemeler neden yapılmaz?

Yapılan denetlemelerde tespit edilen eksikler neden giderilmez?

Denetleme de eksikleri görmezden gelen denetçiler neyin karşılığında eksikleri rapor etmezler?

Denetçiler eksikleri rapor ettiyse, kimler neyin karşılığında bu raporu görmezden gelirler?

Hayatını kaybeden canların ölümünün sebebi kim, ya da kimler?

Her felakette buna benze binlerce soru geçiyor aklımızdan değil mi?

Peki bu sorulara cevap bulunduğu görüldü mü hiç?

Ben bulamadım…

Çünkü aynı tas aynı hamam.

İnsan hayatına ne zaman kıymet vermeye başlarsak işte bu soruların hiç birisini sormak zorunda kalmayız.

Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirince böyle felaketleri daha az yaşar daha az can kaybı olur.

Ama benim hiç umudum yok

Neden mi?

Çünkü bundan önceki facialarda olduğu gibi yetileler, bu yaşananlardan ders çıkartmak yerine, her zaman olduğu gibi suçu yine birbirine atacak, hayatını kaybeden canlar hayatlarını kaybettikleriyle kalacaklar.

Biliyorum ne bunları konuşmak yazmak, nede suçluları cezalandırmak ölenleri geri getirmeyecektir.

Neticede giden gitti.

Ama ölen öldü kalan sağlar bizimdir deyip de olayın peşini bırakmamalı.

Bundan sonra böyle felaketlerin yaşanmaması için, örnek olsun diye elbette suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.

Sizin olduğu gibi benim de bu konuda da endişelerim var tabi ki.

Neden mi?

Nedense bu ülkede yapan yaptığıyla kalıyor, olan hayatını kaybedenlere ve yakınlarına oluyor. İnsanlar canlarını kaybettikleriyle, sevdiklerinin acısıyla baş başa kalıyorlar.

Benim dikkat çekmek istediğim nokta, neden biz felaketleri yaşamadan tedbir almayız? İlla canımızın yanması, ölümlerin olması mı lazım?

Elbette ölüm var ve bunu kimse inkâr edemez ama hak bize kullanmak için akılda vermiş.

Eğer insanoğlu hakkın onlara verdiği aklı şeytanlık yerine, güzel şeyler için kullansaydı zaten cenneti bu dünyada yaşardık.

Birçok kişinin, “Ne yapalım kader” dediğini duyar gibiyim.

Kader deyip geçmek yerine aklımızı kullanıp tedbir almak daha doğru değil mi?

Sen tedbirini al ki, takdiri Allah’a bırak. İnanan insan öyle yapar.

Ey insanoğlu Allah aklı sana boşuna mı verdi?

Kullan, kullan ne olur.

Acaba bizim kadar vurdumduymaz, hayatını hiçe sayan başka bir toplum var mıdır?

Birisini uyarmaya kalksan, hemen verdiği cevap; bişi olmaz abi.

Oluyor işte bakın, birilerinin ihmali yüzünden birçok can kayıp gidiyor ellerimizden.

Ama sizde haklısınız.

Bişi olmaz Abi, bunu da unuturuz.

Bu zamana kadar neyi unutmadık ki…

Şöyle geriye doğru hafızanızı bir yoklayın. Ne felaketler yaşadık, ne facialara tanık olduk ama hepsini unuttuk değil mi?

Toplum onları unuttuğu gibi bu acıyı da unutacak

Bişi olmaz abi…

Bu tarz facialardan sonra aklıma hep yazar Haydar ÇORUHLU’nun keyifle okuduğum “Bişi Olmaz-İbretlik Anılar” adlı kitabı gelir.

Bişi olmaz abi deyip umursamaz yaşayan insanların ibretlik hikâyelerini anlatan harika bir eser. Meğer bir şey olmaz dediğimiz şeylerden dolayı ne kadar çok canımız yanıyormuş. O kitabı okuduktan sonra ben artık “Bişi olmaz abi” demiyorum.

Sizde demeyin, yetkililer de demesin.

Tedbirsiz davranıp, bir şey olmaz düşüncesiyle bu zamana kadar birçok kez canımız yandı, hiç yere onca insan hayatını kaybetti.

Bir şey olmaz dedikçe hep bir şeyler oluyor, olmasın artık yeter.

Olmasın ve artık canımız yanması be…

Erdem KAYA

Tiyatrocu Yazar / 22 01 2025

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 24 Ocak 2025, 11:50

    Vahşi kapitalizmde halkı daha çok sömürmek daha çok para kazanma hırsı vardır. Bu nedenle işletmelerde az masraf çok kâr elde etmek için ne gerekiyorsa yapılır. Sevgili dostum denetimden bahsetmiş.
    Tek adam rejiminde _bir de utanmadan buna demokrasi diyorlar- denetim falan yok. Ülke tek kişi tarafından yönetiliyor. Hastane sahibini Sağlık Bakanı, Turizm şirketi sahibini Turizm Bakanı, Özel okul sahibini Milli Eğitim bakanı yaparsanız kim kimi denetleyecek?
    Bu örnekler çoğaltılabilir Öyleyse ne yapılmalı.
    Ülke de bu ucube yönetime herşeye rağmen oy verenlerin oranı %25 tır. Onu geçelim kalan seçmen parti türlerine bakılmaksızın bu sistemden kurtulmak için demokrasi cephesi kurmalı ve çok acil erken seçime gitmenin yolunu aramalıdır. Kurulacak yeni hükümet tekrar parlamenter sistemi geçmeli ve
    ÇEYREK ASİRDİR BU ÜLKENİN YER ALTI VE YER ÜSTÜ KAYNAKLARINI YANDAŞLARINA PESKEŞ ÇEKEN ERDOGAN VE ÇETESİNDEN HESAP SORMALIDIR

Giriş Yap

Yeni Odak Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!